Kitabın başında da belirttiği gibi toplama kamplarında sıradan bir günün nasıl geçtiğini okurken yazar; yer yer hayatınızdan bir şeyler katıp kendinizi sorgulayacağınız yer yer gözlerinizi dolduracak bir kitabı okurların beğenisine sunuyor. Yazar aynı zamanda büyük bir acıyı mesleğinin de getirisiyle en az dramatizeyle anlatıyor. Özellikle okuduğum bi kısım var ki değinmeden bu değerlendirmeyi bitirmeye gönlüm elvermiyor. Düşünün ki toplama kampından dönmüşsünüz ve sizi bekleyen, sizin neler yaşadığınızı anlayabilecek kimse yok. Tüm sevdikleriniz belki ölmüş, yaşadığınız ev artık sizin değil ve değer biçip anlam yüklediğiniz her şey mazide kalmış.
Sözün özüyse insanın anlam arayışı bana kalırsa hiçbir zaman dinmeyecek.