ne fark ederdi ki zaten? herkes ölüyordu nasıl olsa; iyisi de kötüsü de, güçlüsü de zayıfı da, hayata dört elle sarılanı da yaşamı aşağılayanı da… herkes göçüp gidiyordu. her şey göçüp gidiyordu.
korkmuyordum. bir hastanın yakınında bulunduğum için kendimi artık ölü gibi görüyordum. tabii ki ölü değildim ama feci bir bunalım çökmüştü üstüme. her şey durmuştu sanki. dünyanın, benim dünyamın sonu gelmiş gibi geliyordu.
insanoğlu uygarlık yolundaki kanlı ilerleyişine başlamadan önce, ilkelliğin karanlığına giderek daha çok batmaya mahkumdur. sayımız artınca ve herkese yer olmadığını hissettiğimizde birbirimizi öldürmeye başlayacağız.