1/10
·432 syf.··
2026 14. kitabı
Bu kitabı oxuyub öz kimliyinizə zərər vurmayın.Kitabı aylardır oxumağa çalışırdım.Axırda bitirdim. Burda başqa bir qadını alçaltmaq üçün saçını kəsməkləri???? Qadın düşmanlığının neçənci səviyyəsidir.Hələ baş obraz bunu başqa bir qadına etdirib deyə özünü günahkar saymır???? Belə kitablara nifrət edirəm.Qadın düşmanlığı etmədəndə dark romance yaza bilərsən.
NeroS. J. Tilly · Martı Yayınları · 2025216 okunma
Puan vermedi
Necip Fazıl sevmek denilen mefhumun sınırlarını çok enteresan çizen bir adam.. Kalbinde atlara karşı hissettiği sevgi öylesine önemli bir noktada durur ki şiirlerinde pek çok yerde at motifini kullanır. Ayrıca bohem hayatında at yarışlarını seyretmekten büyük keyif aldığı da bilinmektedir. İşte bu adam sadece şiir yazmakla ya da yarış seyretmekle yetinmez. Ellili yaşlarını geçtiği bir evrede At'a Senfoni namıyla belki de Türk edebiyatında hiç bir örneği olmayan bu eseri kaleme alır. Eser at'ın manasından başlar, atın kelam ve sanattaki karşılığına uzanır. Tarihi serencami anlatıldıktan sonra, batıda ve bizde yapılan yarışların mahiyeti izah edilir ve nihayetinde istikbalde at hangi manaya karşılık gelecektir sualine cevaplar aranır.. Sadece tek bir canlının onun dünyasında böylesi bir sevgiye ve manaya karşılık gelmesi belki de onu üstad yapan pek çok vasfından sadece birisidir...
At'a SenfoniNecip Fazıl Kısakürek · Ketebe Yayınevi · 2026395 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Bu masumiyet bizi yorar mı ne :/
8/10
·112 syf.··
2026 64. kitabı
Toplum tarafından çocuk kitabıyla anılmaya yüz tutmuş bu kitaba aslında çocuklardan ziyade yetişkinlerin ele alıp okuması gereken bir eserdir. Kitabın ana konusu çocukken sahip olunan o masumiyetin , büyüme yolunda uğradığı felce ve artık yetişkin adı altında hizmetler veren şahısların öz masumiyeti unutarak dahası hırslarına yenik düşüp çevredeki faktörlerden etkilenerek yeni yanlış ve kötü kimliklere bürünmelerini konu edinmiştir. Bunlar kitapta şöyle anlatılır :Küçük Prens dediğimiz baş karakterin çıktığı gezegenler arasındaki yolculukta ; baş karakterimizin gittiği her bir gezegenden ; kendini hayatın her hangi bir ekolüne kaptırmış; kudret düşkünü, para düşkünü, kontrolcü veya kibirli ve bununla böbürlenen insanlarla denk gelmesi Küçük Prens 'i hayal kırıklığına uğratmıştır. Bunun en büyük sebebi çocukkenki o masumiyetin herkeste olduğunu sanması ve onların kendisi gibi düşünmemeleri onu hayal kırıklığına uğratmasında başlıca rol almıştır . Bunun beraberinde aitlik denilen kavrama yabancı kalması da onu büyük bir boşluğa ve anlamsızlığa sürüklemiştir. Anlam arayışları onu yormuş ve çözümü hayatına son vermekte bulmuştur.
Duygu ve Düşünce
Küçük PrensAntoine de Saint-Exupéry · Can Çocuk Yayınları · 2015280,3bin okunma
Bazı insanlar böyle yaşar, diye değil biz nasıl istersek...
9/10
·688 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 04 Mayıs 2026 17:34
#Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 5 | Final 𝗡𝗲 𝗸𝗮𝗹ı𝗿ı𝗺 𝗮𝗸ı𝗹𝗱𝗮 𝗻𝗲 𝗱𝗲 𝗯𝗶𝗿 𝘆𝗲𝗿𝗶𝗺 𝘃𝗮𝗿 𝗴ö𝗻ü𝗹𝗱𝗲. 𝗞𝗮𝘆𝗯𝗲𝘁­𝘁𝗶𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶𝗺 𝗱𝗲 𝗴𝗲𝗹𝗺𝗲𝘇 𝗵𝗶ç 𝗴𝗲𝗿𝗶. 𝗕𝗮𝗻𝗮 𝘀𝗮𝘆𝗺𝗮𝗸 𝗸𝗮𝗹ı𝗿; 𝗲𝗸𝘀𝗶𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶, 𝗸𝗲𝘀𝗶𝗸𝗹𝗲𝗿𝗶, 𝘀𝗲𝘃𝗶ş𝗹𝗲𝗿𝗶 𝘃𝗲 𝘀𝗶𝗹𝗶ş𝗹𝗲𝗿𝗶... ━━━━━━━ Sevdiğim bir seriyle vedalaşmış oldum. Uzun bir yolculuğun sonuna geldim ama final konusunda tam anlamıyla tatmin olduğumu söyleyemem. İlk dört kitap boyunca aksiyon temposu oldukça yüksekti. Bu kitapta ise tempo biraz daha düşüktü ve bazı bölümlerde sıkıldığımı hissettim. Anlamlandıramadığım birkaç nokta da vardı. Özellikle Lina'nın Aral'ı iki yıl boyunca neden terk ettiğinin yeterince açıklanmadığını ya da şöyle söyleyeyim gereksizmiş gibi düşündüm. Bunun yanında, uzun bir ayrılığın ardından birbirlerini bu kadar hızlı kabullenmeleri bana biraz tuhaf geldi. Ama çok seviyorlardı ve birbirlerini anladıklarını göstermek zorundaydılar xo:) Aral'ın Lina'ya olan sevgisi her zamanki gibi çok güçlüydü. Bu kadar bebeği gibi seven başka karakter yok. <3 Filiz Puluç'un erkek karakterlerini bu yönüyle seviyorum. Ancak bazen bu yoğun sevgi dozu biraz fazlalaşınca bana daral geliyor. Mıç mıç ilişkilere çok gelemiyorum bir yerden sonra üstünkörü okumaya başlıyorum. Circus meselesinin de dört kitap boyunca büyük bir olay olarak işlenip finalde oldukça kısa sürede çözüme kavuşması beni biraz daha fazlasını bekler hâle getirdi. Bunun dışında seri hâlâ benim için çok değerli. Özellikle yan karakter kadrosu çok zengindi. Her birinin hikâyeye kattığı şey farklıydı ve onları okumak oldukça keyifliydi. Ares'in ölümüne üzüldüm ama hikâyenin gidişatı açısından gerekli bir karar olduğunu düşünüyorum. Genel olarak baktığımda; zekice kurgulanmış, karakter ilişkileri güçlü ve okuru içine çekmeyi başaran bir seriydi. Finali beklentimi tamamen karşılamasa da severek okuduğum ve keyif aldığım serilerden
1000Kitap
Bazı İnsanlar Böyle Yaşar 5Filiz Puluç · İndigo Kitap · 2025278 okunma
Puan vermedi
Budala, yalnızca iyi bir insanın hikâyesini anlatmaz; aynı zamanda toplumun iyiliğe karşı nasıl bir tavır aldığını da gözler önüne serer. Dostoyevski, Prens Mışkin karakteri üzerinden ahlaki saflığın, çıkar ve hırsla örülü bir dünyada neden kırılgan hâle geldiğini sorgular. Mışkin, insanlara önyargısız yaklaşır, affetmeyi bilir ve herkeste bir umut ışığı arar. Fakat tam da bu özellikleri, içinde bulunduğu toplum tarafından güçsüzlük ve saflık olarak değerlendirilir. Romanın en acı yönlerinden biri de budur: İnsanlar, kendilerine iyilikle yaklaşanı anlamakta zorlanırken, kötülüğü ve bencilliği daha tanıdık bulurlar. Eserdeki karakterler yalnızca olayları ilerleten kişiler değil, insan doğasının farklı yönlerini temsil eden sembollerdir. Her biri sevgi, kıskançlık, tutku, kibir, korku ve vicdan arasında sıkışıp kalmıştır. Dostoyevski, hiçbir karakteri bütünüyle iyi ya da kötü olarak çizmez; aksine insanın iç dünyasındaki çatışmaların onu nasıl şekillendirdiğini gösterir. Bu nedenle roman, yalnızca karakterleri değil, okurun kendi vicdanını da sorgulamasına neden olur. Romanın en güçlü yönlerinden biri de sevgi kavramını ele alış biçimidir. Burada sevgi yalnızca romantik bir duygu değildir; merhamet, fedakârlık ve insanı olduğu gibi kabul edebilme cesaretidir. Ancak Dostoyevski, sevginin tek başına her şeyi iyileştiremeyeceğini de gösterir. Kırılmış ruhlar, bastırılmış tutkular ve toplumsal önyargılar, en saf duyguları bile trajediye dönüştürebilir. Bu yönüyle Budala, sadece bir dönemin Rus toplumunu anlatan klasik bir eser değil, insan ruhunun değişmeyen gerçeklerini ortaya koyan evrensel bir romandır. Kitap bittiğinde okurun zihninde yalnızca yaşanan olaylar değil, “Gerçek iyilik nedir?”, “İnsan neden iyiliği zayıflık sanır?” ve “Merhamet, acımasız bir dünyada ayakta
Duygu ve Düşünce
BudalaFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201231,6bin okunma
8/10
·160 syf.··
2026 2. kitabı
·
5 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 19:00
Birkaç saat içinde bitirdiğim bir kitap oldu. Akıcılığı ve sürükleyiciliği sayesinde zamanın nasıl geçtiğini anlayamadan saatleri, sayfaların nasıl geçtiğini anlayamadan kitabı bitirmis oldum. Okurken karakterin acılarını hissediceğiniz söylediği cümlelerin derin anlamlarında boğulacağınız bir kitap. Alıntı olarak paylaşmadığım ama çok beğendiğim 2-3 kere okuduğum kısımlar oldu. Bunun yanısıra ben wertherle empati yaptığım kadar yaşadıklarından kendisini suçlu bulduğum yerler de oldu. Sevgi ve saplantı arasında ince bir çizgideydi bence werther. Bana kalırsa saplantıya yakın hatta biraz daha onun içindeydi.Bu bir tartısma konusu tabii ki. Güzel kaleme alınmıs kitaplarında en güzel yanının bu olduğunu düsünüyorum herkes için aynı olan kitap zihinlerimizde bambaşka şekilde yorumlanabiliyor.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · İndigo Yayınları · 2017150,3bin okunma