Bilmemek bazen mutluluktur
8/10
Bu kitaba başlarken aklımda ciddi bir soru vardı: “Acaba fazla mı abartılmış?” Çünkü dürüst olayım; tempo ve aksiyonun düşük olduğu kitaplar benim için her zaman risklidir. Ama iyi ki okumuşum dediğim kitaplardan biri oldu. Kitabın en etkileyici taraflarından biri kesinlikle anlatım diliydi. Charlie’nin tuttuğu ilerleme raporlarındaki yazım hatalarını ilk başta fark etmemiştim bile. Sonra bunun bilinçli yapıldığını anladığınız an kitap başka bir seviyeye geçiyor. Çünkü o hatalar aslında sadece yazım yanlışı değil; Charlie’nin zihinsel dünyası. Hataların giderek azalması öğrenmenin başlamasını temsil ediyor. Kitabın ilk bölümlerindeki bozuk anlatım bende konuşmakta zorlanan, kendini ifade edemeyen bir engelli insan hissi oluşturdu. Charlie’nin zihinsel sıkışmışlığını gerçekten hissettiriyor. Bir noktadan sonra ise işler değişiyor. Ameliyat sonrası Charlie’nin zekâ seviyesi inanılmaz şekilde yükselirken bu kez başka bir yalnızlık başlıyor. Empati duyduğum karaktere zaman zaman sinir olmaya başladım Çünkü zekâ arttıkça kibir, öfke ve insanlardan uzaklaşma da büyüyor. Belki de kitabın en güçlü tarafı burada: Charlie’nin sadece zekâsının değil, ruhunun da parçalanışını izliyoruz. Evet, kitabın ortalarına doğru benim için tempo biraz düştü. İçe dönük hesaplaşmalar ve zihinsel çözülme hikâyeleri benim okuma tarzımla tam örtüşmüyor olabilir. Ama edebi açıdan yaptığı şeyin ne kadar değerli olduğunu inkâr etmek zor. Ve sonra… Algernon’un izinden gittiğini fark ettiği o an İşte kitap tam orada insanın içine oturuyor. Başladığı yere doğru geri dönüşünü izlemek gerçekten çok hüzünlüydü. “Sadece yalnız bırak beni... Ben kendim değilim. Paramparça oluyorum ve seni burada istemiyorum.”
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Puan vermedi·325 syf.··
Beğendi
·
2026 6. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 01 Nisan 2026 10:56
Taze taze yazayım dedim Algernon'u. "Cehalet Mutluluktur" kavramını ilk "House"dan öğrendiğimi itiraf edebilirim sanırım. Daha doğrusu farkındayım elbette ama konu hakkında düşünmeye başlamam herhalde dizinin o bölümüyle oldu, izleyenler hatırlar, sıradan bir kuryenin vakası adamın 178 IQ'lu bir fizikçi olduğu anlaşılınca farklılaşıyor, adamın beynindeki soruna müdahale edilince adamın hayatı da olumsuz yönde değişiyor. Evet bilginin huzurdan çok felaket getirdiği belki Oedipus'dan beri işlenmekte ama - hala-öğrenmeyi bir yaşam hedefi haline getirmeme rağmen bu konuda ilk kez o günlerde düşünmüştüm. Bilimkurgu'nun altın çağında yazılan bu kitap da diziden yaklaşık 50 yıl önce benzer bir konuyu işliyor. Düşük zekalı bir insanın ameliyatla dahi haline getirilmesini adamın penceresinden izliyoruz burada da. Bilim kurgu dedim ama, Hugo ve Nebula ödülleri almış olmasına rağmen Daniel Keyes'in bu romanının fazlasıyla psikolojik (ve felsefi) bir metin olduğunu söyleyebiliriz. Bir fırında çalışan zihinsel engelli birsinin (O eski IQ sınıflandırmasına göremoron diye geçiyor, günümüzde bunun yerine hafif zihinsel engelli kullanılıyor - ki bu sınıflandırmada ne kadar geçerli onu da düşündürüyor bir yerde kitap) daha zeki olmak için gönüllü olarak katıldığı bir deney kapsamında tuttuğu ilerleme raporlarını izliyoruz kitap boyunca. Bu raporlarda Charlie Gordon'un zekâsındaki değişimi fark etmekle kalmıyor, adeta onunla birlikte aynı hisleri yaşayarak dünyayı öğreniyoruz, Keyes ara sıra geçen deneyın detaylarına dair psikolojik metinlere rağmen oldukça başarılı bu konuda. Yani adı ilerleme raporları olsa da akıcılık ve etki kitabı hayli okunur kılıyor. Aslında bunun kitapta bir şekilde eski trajedyaların yolunu izlemesinin de büyük bir zevkle etkisi var. (Boşuna Oedipıs demedim
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
10/10
·24 syf.·
2026 8. kitabı
CANIM RAMAZAN, GÜZEL RAMAZAN Neresinden başlasam anlatmaya bilemedim. Verdiği duygudan mı, kitabın görsellerinin güzelliğinden mi, iç ısıtan aile temasından mı... Canım Ramazan kitabı Ramazan-ı Şerif ayını çocukların anlayabileceği şekilde sevgi, neşe ve aidiyet duygusu üzerinden tanıtıyor. Aşağıda geçen ana başlıklar ile Ramazan ayının maneviyatını sadece çocuklara değil yetişkinlere de sunuyor. Gerçekten her ay 1 tane çocuk kitabı okuyarak bazı duygularımızı hatırlasak, dünya telaşelerimize bir ara versek ne güzel olur. Ramazan berekettir. Ramazan mutluluktur. Ramazan şükretmektir. Ramazan hatırlamaktır. Ramazan kavuşmaktır. Dil ve Anlatım açısından; Canım Ramazan kitabı 4–6 yaş grubunun bilişsel gelişim özelliklerine oldukça uygun. Bu yaş grubu soyut kavramları tam anlamıyla kavrayamadığı için bu şekilde tekrar cümleleri hele de ritimli okunursa zihinlerde fevkalade kalıcı olur. Kısa ve net cümlelerin olması kitabı anlaşılır kılsa da öğretmen/ebeveyn rehberliği olmadan kitap çocuk için yüzeysel kalabilir. Rehberli okuma önemli. 4–6 yaş dönemi Piaget’ye göre işlem öncesi dönem yani somut deneyime dayanır. Canım Ramazan kitabı Ramazan ayının duygusunu merkeze alarak bir anlatım sağlıyor. Korku, ceza, açlık vurgusu yapmıyor. Sevgi ve aidiyet dili kullanıyor. Bu yönüyle çocukta dini kaygı değil, dini sevgi inşa etmeye uygun. Görsellerin pastel tonlarda ve yumuşak çizim olması güven hissi oluşturuyor. Çocuk figürü aktif ve neşeli; pasif, korku temelli bir anlatım yok. 4–6 yaş için görsel sadelik ve renk kullanımı uygun. Dini açıdan Canım Ramazan kitabı Ramazan ayını bir ibadet yükü olarak değil, bir mutluluk ve paylaşma ayı olarak sunuyor. Bu yaklaşım, okul öncesi dini eğitim ilkeleriyle uyumludur: Sevdirerek öğretme Korkutmadan tanıtma Aidiyet
Canım RamazanElif Günaydın · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 20241 okunma
7/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2026 11. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 01 Şubat 2026 21:37
Kalbim paramparça ... Cahillik gerçekten mutluluktur. Charlie düşük zekalı bir insan Tek isteği akıllı olmak . Üzerinde yeterince çalışılmamış bir deneyde insan kobay olarak kullanılıyor ve isteği gerçekleşiyor . Artık kendisini ailesine kanıtlayabilecek ve yalnızlığından kurtulacak değil mi ? Hayır öyle olmuyor Charlie'nin beyni geliştikçe , IQsu yükseldikçe daha da yalnızlaşıyor . Gerçekleri tüm çıplaklığıyla görmek ona mutluluk değil daha da üzüntü veriyor . İnsan kobaydan önce kullandıkları fare Algernon var tabii bir de ... Yapılan hata sonucu o çok zeki olan farenin beyni bir süre sonra aynı hızla çökmeye başlıyor ve Charlie kendisine olacakları tüm çıplaklığıyla Algernon'da aşama aşama izliyor . Yani maalesef başına gelecekleri de biliyor artık ve gitgide eski düşük zekalı halinden de kötü bir hal almaya başlıyor . En sonunda yine tek başına kalarak bakımevine kendi ayaklarıyla gidiyor .... En azından artık sevgi gördüğünü ve sevildiğini düşünerek ..... Yani diyorum ya cahillik mutluluktur .
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202536,9bin okunma
Huzur aranır ama bize hep meşgul çalar.
10/10
·415 syf.··
2025 94. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 10 Aralık 2025 00:12
Mümtaz, annesi babası öldükten sonra babasının kuzeni olan İhsan Bey ve İhsan Bey'in annesiyle yaşamaya baslar. İhsan Macide ile evlenince de huzuru daha da artar. Çünkü Macide ile aralarında ihsan'dan bile güçlü bağ olur, Macide için de Mümtaz'in yeri ayrı olur. Mümtaz bu ailede sevgi görse de onun aradığı asıl şey ebedi huzur ve mutluluktur. Nuran'la tanışıp ona aşık olunca ebedi mutluluğun huzurun böyle olacağını sanar, zaman zaman içsel çatışmalar yaşayıp Nuran'a olan duygularını bile masaya yatırıp ameliyat eder. Yazar Mümtaz'i da Nuran'ı ve diğer karakterleri de anlatınca muhteşem bir derinlikte, edebiyata doğacağınız cümlelerle anlatıyor. Ayrıca eski İstanbul'u tanımak icin çok fazla alan var. Kısacası dili anlatimi anlattıkları tam bir şiir gibi. Okudukça anlaşılacaktir demek istediğim. Karakterlere yeniden dönmek gerekirse, merkezde yer alan Mümtaz ve Nuran başka hayatlarinda görmedikleri huzuru birlikte göreceklerini planlarlar. Bu bağlamda istikballeri için birçok şey düşünüyor olsalar da aslında bu ilişki istedikleri huzuru daha ilişkileri başlar başlamaz sarsıyor. Onların istemesi yetmiyor. Romanda bana en üzüldüğün şey ne diye soracak olanlara vereceğim cevap şu olur: O kadar kalabalığın içinde yalnız olan Mümtaz beni çok üzdü. Görünürde aile dostluk ilişkileri yaşanıyor ama gözümde Mümtaz hep yalnız ve mutsuzdu. Macide İhsan ve İhsan'ın annesi belki ona aile oldular ama yine de tek başına bir şeylerin üstünden geliyordu. Kendini sevdirmek istemesi, sevdiğini kaybetmekten korkması ve bu korkunun onda yarattığı paranoyaklik da bence bunu gösteriyor. Okuyanlar belki benle aynı düşünmeyip, Mümtaz 'ın Suat hakkındaki havadisleri içinde tutamayıp Macide ile Ihsan'a anlatmasını örnek de gösterebilir. Ama sadece bu. Devamı yok. Roman hikayesel olarak güzel
Alıntı
HuzurAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 201921,4bin okunma
Puan vermedi·192 syf.··
2025 18. kitabı
Kadınlarda Celal, erkeklerde Cemal isimler tecelli etmeye başladığında savaşlar çıkar, nesiller bozulur, tüketim çoğalır, sevgi ve şefkat unutulur. Celal ve Cemal dengesinin bozulması, yeryüzünün felaketi ve sonudur. Kâinattaki dengeyi korumak için sana verilen cinsiyeti muhafaza sorumluluğunu almayacak mısın? Eril dişil dengeni bulduğunda, seni mutlu edecek dengini bulacaksın. Bir erkek kadınını, bir kadın erkeğini tamamladığında mükâfatı dünyada ve cennette ebedi mutluluktur. Eril dişil dengen, çocuklarına bırakabileceğin en değerli mirasındır. Şimdi, yapbozun tamamlanmış büyük resminde yerini almak için, kadın veya erkek olmakla ilgili ne kadar negatif inancın, endişelerin, korkuların varsa, yanlış öğrendiğin ne kadar bilgi varsa, hepsini usulca bırak! Sen, yapbozun kendine ait parçasını doldurduğunda, çocuklarının ve tüm sevdiklerinin yaşam amaçlarına ulaşmaları, kâinatta kendilerine ayrılmış yerleri doldurmaları için onlara yardım etmiş olacaksın. Keyifli okumalar :)
Celal ve Cemal Aynasında Eril Dişil BilgeliğiNevin Nesrin Soysal · Aile Yayınları · 2023460 okunma