Sevgi Tatar

Sevgi Tatar
@sevgitatar
geçti gülümsemeler geçti gülüm seneler...
Tıp 2/6
907 okur puanı
Şubat 2021 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
ATİNA NERDEN Mİ ÇIKTI?
7/10
·192 syf.··
2022 50. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 25 Ağustos 2022 19:07
Antik Yunan Hikayeleri, tanrılar, çekişmeler, savaşlar, en çok da aşklar. Kitapta 41 tane hikaye bulunmakta. Bunun büyük bir kısmının teması aşk ve kahramanlık. Tanrıların ve insanların arasında neler yaşandığı fantastik şekilde kurgulanmış. Okurken eğlendiğim, eğlenirken de mitolojik bilgi birikimi sağladığım bir eserdi. Aralarda geçen Çanakkale Boğazı, Ege bölgesi gibi bizden olan şeyler de hikayeye benim gözümde renk kattı. En sevdiğim hikayeyi de özet geçmeden edemeyeceğim: POSEIDON ve ATHENA Kephisos ırmağının kıyısına Erechtheus bir şehir kurar. Zeus bilgeliğiyle buranın şehirlerin en soylusu olacağını öngörür. Poseidon ve Athena şehrin adı konusunda tartışmaya girer. Zeus da tüm tanrıların huzurunda hakemlik etmek üzere bir gün belirler. Gün geldiğinde Zeus'un hükmü şu şekildedir: Erechthues'un şehri, dünyaya ve insanoğullarına en iyi hediyeyi veren tanrının adıyla anılacaktır. Poseidon başarırsa şehrin adı Poseidonya, Athena başarırsa Atina olacaktır. Poseidon bembeyaz atıyla öne çıktı ve dedi ki, insanoğluna attan daha güzel hediyeyi kim verebilir ki? Ardından Athena keskin gözleriyle bir adım öne çıktı yere eğildi ve sağ elinde tuttuğu tohumu ekti. Tohum filizlendi ve tomurcuklandı. Tomurcuklar uzadı kalın yeşil yapraklarla sarıldı. Ardından ilk meyvesini verdi. Sonra dedi ki: Benim hediyem daha iyidir kral Zeus. Çünkü onun verdiği at savaşa ve anlaşmazlığa neden olabilir. Benim zeytin ağacımsa barışın, bereketin, sağlığın, gücün sembolü, mutluluk ve özgürlüğün teminatıdır. Şehir benim adımla anılmayı hak etmiyor mu? İnsanoğluna en güzel hediye Athena'ninki seçildi. Böylece şehir Atina olarak anıldı. İşte Atina'nın kökeni... Keyifli okumalar diliyorum.
Edebiyat
Antik Yunan HikâyeleriGeorge W. Cox · Maya Kitap · 2020193 okunma
Reklam
Sevgili Notre Dame'a...
10/10
·572 syf.··
2022 42. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2022 20:18
Uzun süredir yazmadığım ancak bu nefis eserin tesiriyle bir inceleme yazmaya karar verdiğim bir gerçek. Lafı fazla uzatmadan kitap hakkındaki görüşlerimle işe koyulayım. Belki de beni inceleme yazmaya iten şey kitabın hazin sonuydu. Ne kadar üzülsem ve kalbim parçalansa da iyiki böyle bir sonla karşı karşıya kaldım ve bu kitap benim zihnimde ölümsüzleşti. Kitabı okuma konusunda sayfa sayısı gözümü korkutuyordu elime alıp alıp tekrar bırakıyordum, demek ki doğru zaman bu zamanmış. Ama tüm samimiyetimle söylüyorum ki oldukça akıcı ve büyüleyici bir kitap. Uzun tasvirler bazen boğuyor ancak bu tasvir genele hakim olmakta değil. Bazı bölümler (3. Kitap) sırf tasvir ancak orayı geçtiğiniz zaman sizi akıcı bir kitap bekliyor. Bunlar dışında kitap benim Fransızca'ya ilgimi artırdı. Yıllar sonra bu kitabı tekrar okuyacağım, ve o zamana kadar bilgi birikimimi artırıp halihazırda keyifli olan bu kitabı bir roman değil de bir müzeyi geziyormuş gibi okuyacağım. Çünkü kitap sizlere Paris'i gezme olanağı sunuyor. :) Gelelim karakterlere: Quasimodo O: Bir kambur, bir sağır, bir çirkin, bir zangoç. Ama o aynı zamanda altın kalpli, karşılıksız sevgi sunabilecek kadar iyi yürekli, güzel Esmeralda'yı korkutmamak için onunla duvarın arkasına geçip konuşacak kadar düşünceli. İnsanların dış görünüşünden dolayı içini göremediği: Notre Dame'ın Kamburu, Notre Dame'ın Sevgilisi. Sanırım daha fazla söze gerek yok, bu kitabı okuyun ve bu eşsiz adamla tanışın derim. Esmeralda Güzel mi güzel bir çingene. Göreni kendine hayran bırakan bir genç kız. Quasimoda'ya herkesin iğrendiği o adama su verecek kadar merhametli. Bir Hercai'ye aşık olduğu için annesinden ve hayatından vazgeçecek kadar da aptal. Cloude Frollo Bir papazdı Esmeralda'yı tanımadan önce. Kalbini sımsıkı örten, isteklerini
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,1bin okunma
9/10
·400 syf.··
2021 43. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 10 Temmuz 2021 11:02
Polisiye roman okumak benim için gerçek dünyadan çıkıştır. Merak unsurunun ön plana çıkması bu türü benim gözümde farklı kılar. Ahmet Ümit'ten okuduğum ilk roman Kırlangıç çığlığıdır. Bu roman hakkında şunları açık yüreklilikle söyleyebilirim ki beni gerçekten sarstı. Kurgusu harikaydı. Özellikle çocuklara yapılan bu davranış -taciz- insanı derinden üzüyor. Yeri geldi katile hak verdim, yeri geldi ne olmuş olursa olsun kimse ölmeyi hak etmez diye düşündüm. Fikirlerimi sınadı doğrusu. Tek kötü yanı mutlu sonla bitmesiydi. Ben bir romanın sonunun realist bitmesi taraftarıyım. Çünkü hayatta mucizelere pek sık rastlanmaz. Birisi kafanıza silah dayadığı zaman -özellikle o kişi eli kanlı bir seri katilse- yaşamanız çok düşük bir olasılıktır, başroller ölmez Yargısından nefret ederim. Bundandır sanırım dizi izlememem. Şunu da belirteyim daha önce okuduğum polisiyelerde bitmemişlik duygusu ağır basmaktaydı. Ama bu romanın sonu ciddi anlamda tatmin etti beni. Her şey yerli yerine uydu. Son olarak bayıldığım bu romanı şiddetle tavsiye ediyorum, dediğim gibi tek kötü yönü mutlu sonla bitmesi. :) Keyifli okumalar...
İnceleme
Kırlangıç ÇığlığıAhmet Ümit · Everest Yayınları · 201839,8bin okunma