Antik Yunan Hikayeleri, tanrılar, çekişmeler, savaşlar, en çok da aşklar.
Kitapta 41 tane hikaye bulunmakta. Bunun büyük bir kısmının teması aşk ve kahramanlık. Tanrıların ve insanların arasında neler yaşandığı fantastik şekilde kurgulanmış. Okurken eğlendiğim, eğlenirken de mitolojik bilgi birikimi sağladığım bir eserdi. Aralarda geçen Çanakkale Boğazı, Ege bölgesi gibi bizden olan şeyler de hikayeye benim gözümde renk kattı.
En sevdiğim hikayeyi de özet geçmeden edemeyeceğim:
POSEIDON ve ATHENA
Kephisos ırmağının kıyısına Erechtheus bir şehir kurar. Zeus bilgeliğiyle buranın şehirlerin en soylusu olacağını öngörür. Poseidon ve Athena şehrin adı konusunda tartışmaya girer. Zeus da tüm tanrıların huzurunda hakemlik etmek üzere bir gün belirler.
Gün geldiğinde Zeus'un hükmü şu şekildedir: Erechthues'un şehri, dünyaya ve insanoğullarına en iyi hediyeyi veren tanrının adıyla anılacaktır. Poseidon başarırsa şehrin adı Poseidonya, Athena başarırsa Atina olacaktır.
Poseidon bembeyaz atıyla öne çıktı ve dedi ki, insanoğluna attan daha güzel hediyeyi kim verebilir ki?
Ardından Athena keskin gözleriyle bir adım öne çıktı yere eğildi ve sağ elinde tuttuğu tohumu ekti. Tohum filizlendi ve tomurcuklandı. Tomurcuklar uzadı kalın yeşil yapraklarla sarıldı. Ardından ilk meyvesini verdi.
Sonra dedi ki: Benim hediyem daha iyidir kral Zeus. Çünkü onun verdiği at savaşa ve anlaşmazlığa neden olabilir. Benim zeytin ağacımsa barışın, bereketin, sağlığın, gücün sembolü, mutluluk ve özgürlüğün teminatıdır. Şehir benim adımla anılmayı hak etmiyor mu?
İnsanoğluna en güzel hediye Athena'ninki seçildi. Böylece şehir Atina olarak anıldı.
İşte Atina'nın kökeni...
Keyifli okumalar diliyorum.