“Başka insanların yüzüne bakabilmek için ilk önce kendi yüzüme bakabilmeliyim. Başka insanların çoğunluğunun düşüncelerinden bağımsız hareket eden tek şey insanın vicdanıdır”
Klasikleşmiş kısa bir kitap Altıncı Koğuş. Kitap başlangıçta biraz sıkabilir fakat yoğunlaşıp anlam derinliğine vardığınızda akıcı hale geliyor. Olaylar temel olarak akıl hastanesindeki eğitimli ve farkındalığı yüksek bir hasta ile doktor arasında geçiyor. Zıt fikirleri çarpıştıran bir hasta ve bir doktor… Düşündüren ve bittikten sonra hüzünlü bir farkındalık bırakan bir kitap. Kalıplaşmış düşünceler doğru olanlar mıdır? Akıl hastanesinde yatıyor olanlar mıdır sadece hasta olanlar ? Akıl hastanesinde yatan bir hastayı haklı bulmak, sizi doktorken hasta yapar mı?