Emir buyurmayı, yasak koymayı, mecbur bırakmayı kesinlikle bilmezdi. Sanki hiçbir zaman sesini yükseltmeyeceğine emir kipi kullanmayacağına yemin etmişti." Ver" ya da "getir" demek onun için çok zor bir durumdu. Canı bir şeyler yemek istediğinde kararsız bir şekilde öksürerek aşçı kadına: Bir çay içseydim..." ya da "Bir şeyler yeseydim..." derdi.
Yaşamın amacının, mutluluğun sürekli kılınması değil, bilincin yoğunlaştırılması ve arınması, bilginin zenginleştirilmesi olduğunu düşünmeye itebilirdi insanları.