Baron, yakışıklılığı sayesinde şansı yaver giden, her an yeni bir tanışıklığa, yeni bir gönül oyununa açık, sürekli bir maceraya atılma heyecanı içinde yaşayan, her şeyi inceden inceye hesapladıkları için sürprizlerle karşılaşmayan ve kapıyı açanın arkadaşlarının karısı mı, yoksa hizmetçi kız mı olduğunun ayrımını yapmadan her kadına ilk gördükleri anda şehvetle baktıklarından erotik bir şeyi asla atlamayan genç adamlardan biriydi. Bu tür insanlara, bir anlamda düşünmeden küçümseyerek kadın avcısı olarak adlandırdığımızda bu sözcüklerin ne denli gerçekçi bir gözlem içerdiğinin farkına varmayız, aslında bu insanların dur durak bilmeyen uyanıklığında avın bütün tutkusal içgüdüleri vardır; avı hissetme, heyecan ve acımasızlık, içlerinde hararetli titreşimlere yol açar. Her zaman pusudadırlar, bir macerayı sonuna kadar götürmeye her zaman hazır ve kararlıdırlar.
Hep tutku yüklüdürler, ama bu bir aşığın değil, bir kumarbazın soğukkanlı, hesapçı ve tehlikeli tutkusudur. Aralarında, gençliklerinin de ötesinde, bütün hayatları bu beklentiyle sonsuz bir maceraya dönüşen çok azimlileri vardır. Onların tek bir günü bile, geçerken bir bakış atmak, kaçamak bir gülümseyiş, karşı karşıya otururken bir dizin açılması gibi küçük şehvet oyunlarıyla belki onlarca parçaya, bir yıl ise bu türden sayısız güne bölünür. Bu şehvet oyunları, bu tür erkekler için yaşamın sonsuzca akan, besleyen ve ateşleyen kaynağıdır.