Edebiyatta Üslup Nedir?
Üsluba sözlük anlamıyla baktığımızda karşımıza, sanatçının kendine özgü anlatış biçimi ifadesi çıkıyor. Bana göreyse edebiyatta üslup yazarın imzası, parmak izidir. Her zaman ilk kitaptan bunu göremesek de üslubun çekirdeğini, ham halini anlayabiliriz. Kimi zaman da daha ilk eserinden belli eder üslubunu yazar. Zaman içerisinde üslup geliştirebilir, değiştirebilir. Yazılan eser sayısı arttıkça üslup da şekillenip kıvamına gelecektir. Vakit geçtikçe imza da kusursuz hale gelecektir. Buna en iyi örnek Sevim Burak'tır. Gazetelerde kalan öykülerindeki üslupla daha sonraki yıllarda yayımlanan Yanık Saraylar kitabının içinde yer alan metinlerin tarzı birbirinden çok farklıdır. Bu konuyu detaylıca anlattığım videoyu izlemek için: youtu.be/PPSgAHoGGyg
Edebiyat
Kurmacada Sapma Nedir? | Kitap Önerileri
Sapma, daha çok şairlerin kullandığı bir anlatım tekniğidir. Sapmayı normal anlatımın dışındaki kullanımlar, var olanı bozmaya yönelik anlatım tarzı olarak ifade edebiliriz. Bununla ilgili kaynak kitap olarak Şaban Çobanoğlu'nun Modern Şiir Dilinde Sapmalar adlı eserini gösterebiliriz. Özellikle İkinci Yeni şairlerinde sapmalar çokça görülür. Sözdizimi, sözcük, fonetik ve yazım sapmalarının türlü çeşitlerine onların şiirlerinde denk geliriz. Bunun en önemli örneği Ece Ayhan'dır. Bakışsız Bir Kedi Kara kitabının ismi dahi sözdizimi sapması örneğidir. Günümüzdeyse şair Gönül Demircioğlu'nun Çığlıkta Arşe kitabını sapma kullanımı için örnek olarak gösterebiliriz. Düzyazıya geçtiğimizdeyse ismiyle bir sözdizimi sapması olan Sait Faik'in Alemdağ'da Var Bir Yılan'ı, Sevim Burak'ın Afrika Dansı'nı söyleyebiliriz. Günümüzdeyse Demet Fünf'ün Selki adlı novellasını ve keza benim Modern Soslu Postmodern Makarna isimli öykü kitabımı örnek gösterebiliriz. Bu konuyu detaylıca incelediğim videoyu izlemek için: youtu.be/uwQtKpvpOVg
Edebiyat
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
2025 okuduğum 69 kitap içinden seçtiklerim
ÖYKÜ alanında Senem Gezeroğlu’nun “inşa”ve Sevim Burak ın”Yanık Saraylar” her ne kadar yanık saraylar dil ve anlatım tarzı olarak çok zor bir kitap olsa da işlediği konulara bakımından iz bırakabilecek nitelikteydi ROMAN alanında dostoyevski’nin unutulmaz eseri “ Karamozov Kardeşler” ve Haruki Murakami ‘nin “ imkânsızın şarkısı” TARİH , mikail Bayram’ın “ sosyal ve Siyasal boyutlarıyla Ahi Evren ve Mevlânâ mücadelesi” Mevlânâ ile ilgili mitleri yerle bir eden, öyle sanıldığı kadar mübarek bir insan olmayıp, bir Türk düşmanı ve mola ajanı oldu tarihi belgelerle çarpıcı bir şekilde kitapta yer alıyor ve Fikret Eroğlu’nun” batın iler” gerçi bu kitabı din kategorisinde de değerlendirmek gerekiyor PSİKOLOJİK ROMAN da John Fowvles in “ koleksiyoncu” ve AlbertCamus un “ yabancı” bu alanda gerçekten de çok iyi kitapları vardı seçmekte çok zorlandım ve çoğunu da haksızlık ettiğimi düşünüyorum mesela “peynirimi kim kaptı çok güzel kitaptı PSİKOLOJİK TEORİ , her ne kadar beklentilerimi karşılamasa da kabul kararlılık terapisine karşı ilgimi artırdığı için Rus Harris in “ özgüven boşluğu” ŞiiR , el Mütenebbi nin “ insanın şarkısı” DENEME , GündüzVasaf ın “ cehenneme Övgü” SİYASİ GÖNDERME , Yaşar Kemal’in” kırmızı sakallı topal karınca ile filleri sultanı, ve Aziz nesin’in” Surname” SiYASİ , Emrah cilasun, “Kırmızıgül buz içinde” ve Ahmet Seyrek” cesaretin gölgesi mahir Çayan” FELSEFE,Hanri Benasuz “ hacıbektaş veli felsefesi “ ve Herman Hesse “siddhartha” DİN: ElmalıHamdi Yazır /hak dinini Kur’an dili-Kur’an-ı Kerim tefsiri , özellikle bu seriyi( 10 cilt) o inandığım Kur’an-ı Kerim mucizesi yerine biri oldu, çünkü ayetlerin hangi olay neticesinde hangi duruma binayen indigini veya yazıldığını görmüş oldum o durum şartlar altında azıcık aklı olan herkes benzer cümleleri
Deneysel Öykü Nedir? | Kitap Önerileri
Deneysel öykü, bu türdeki bir arayış çabasının ürünüdür. Klasik anlatım yetmediğinde, yazarın zihni daha çoğunu ve farklısını istediğinde karşımıza çıkan bir tarzdır. Edebiyatımızda deneysel öyküye baktığımızda, Sevim Burak'tan Ali Teoman'a, Cem Akaş'tan Doğukan İşler'e kadar giden silsileyle karşılaşıyoruz. Kimisi öykülerinde fikren deneyselliğe başvururken kimisi de yalnızca biçim üzerinden bunu sağlamıştır. Hepsinin ortak özelliğiyse arayış çabasıdır. Keza kısa yazmaya yönelik sınırı itibarıyla küçürek öyküyü de deneyse öykünün altında inceleyebiliriz. Dr. Beyza Ertem'in bu yıl yayımlanan "Türk Edebiyatında Deneysel Öykü" başlıklı doktora tezi de edebiyatımızda deneysel öykü üzerine yapılmış en kapsamlı çalışmalardan birisi. Bu değerli çalışmayı aşağıdaki linkten indirebilirsiniz: tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkez... Bu konuyu detaylıca anlattığım videoyu izlemek için: youtu.be/7QdhDhdC0xs
Edebiyat
İçsel Direnişin ve Güvencesiz Hayatların Şairanesi
Çağdaş Türk edebiyatının en derinlikli ve kendine özgü seslerinden biri olan Sibel K. Türker, eserleriyle okuru sadece olay örgüleriyle değil, yarattığı ruhsal atmosfer ve dilin incelikli kullanımıyla da sarsar. Onun yazını, modern bireyin –özellikle de modern kadının– iç dünyasındaki fırtınaları, toplumsalın dayattığı gerçekliklerle çarpışmasını, zarif ama bir o kadar da sert bir dille anlatır. 2024 yılında yayımlanan ve 2025 Duygu Asena Roman Ödülü’ne layık görülen Cennette Gibiyim ise, Türker’in bu edebî kimliğini ve yazın dünyamıza yaptığı katkıları özetleyen bir başyapıt niteliğindedir. “Cennette Gibiyim”: İsminin İronisinde Saklı Bir Hayatta Kalma Mücadelesi Cennette Gibiyim, başlı başına bir ironi ve iç hesaplaşmanın kapısını aralar. Bu ifade, romanın anlatıcısı ve başkarakteri Temenni’nin, korkunç bir gerçekliğin üzerini örtmek için kullandığı bir avunma, bir tür kendini kandırma çabasıdır. Temenni, annesini öldüren babasının afla hapisten çıkması ve annesi gibi kendisini de öldürme ihtimaliyle yaşayan bir kadındır. Bu psikolojik gerilim, onu sürekli bir tetikte olma, “güvencesiz” bir hayat sürme hâline mahkûm eder. Türker, bu bireysel trajediyi anlatırken aslında çok daha büyük bir toplumsal yaraya parmak basar: “kadınlara düşman bir memlekette bir kadın olarak yaşamanın” yarattığı varoluşsal güvencesizlik. Temenni’nin korkusu, yalnızca babasına özgü değildir; üçüncü sayfa haberlerinden, gece yarısı sokaklarından, erkek egemen tarih yazımından beslenen kolektif bir korkunun tecessüm etmiş hâlidir. Ancak Türker, bu trajik durumu bir mağduriyet anlatısına dönüştürmez. Aksine, romanı bir içsel direniş ve hayata tutunma alanı olarak kurgular. Temenni’nin “yaşamak” temennisi, pasif bir dilek değil, aktif bir mücadeleye dönüşür. Yazarın da ifade ettiği gibi,
1000Kitap
2025 Sevim Burak Öykü Ödülü
Sevgili dostlar, Uzun süredir emek verdiğim ve geçtiğimiz aylarda 2025 Sevim Burak Öykü Ödülü’ne değer görülen eserim nihayet yayımlandı ve raflardaki yerini aldı. Okurla buluştuğu için çok heyecanlıyım. Düğmeler Konuştuğunda, gündelik hayatın görünmez çatlaklarından sızan hikâyeleri anlatıyor; kimi zaman rahatsız edici, kimi zaman hüzünlü, ama her zaman sahici. Okur yorumlarını duymak için sabırsızlanıyorum! Düğmeler Konuştuğunda Sevim Burak
1000Kitap