10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 10:24
"Yanık Saraylar", Sevim Burak'ın dilin sınırlarını zorlayan, insan ruhunun kırık aynalarına tutulmuş sarsıcı bir ışık olarak edebiyatımızda müstesna bir yerde duran eserlerinden biridir. Olay örgüsünden çok bilinç akışının, parçalanmış hafızanın ve insanın kendi içindeki yangınların anlatısıdır. Burak, klasik hikâye anlatımını bilinçli şekilde dağıtarak okuyucuyu hazır cevapların konforundan çıkarıyor; her cümlede yeniden düşünmeye, satırlarda metnin görünmeyen boşluklarını tamamlamaya davet ediyor. "Yanık Saraylar" karakterleri aidiyetsizliğin, geçmişle hesaplaşmanın ve varoluş sancısının sembolleridir. Yazarın dili kesik, şiirsel ve bilinçli olarak düzensiz, ancak bu düzensizlik insan zihninin karmaşık yapısının estetik bir yansımasıdır. Eserde sıkça hissedilen yabancılaşma duygusu, modern insanın kalabalıklar içinde kayboluşunu anlatırken; mekânlar ve nesneler de karakterler kadar canlı bir anlam yüklenmiş. Kitabın adı olan “Yanık Saraylar”, insanın içinde yıkılmış umutları, küllenmiş hatıraları ve zamanın harap ettiği ruh coğrafyasını temsil eden güçlü bir metafordur. Eser, kolay okunan bir kitap olmaktan ziyade sabır ve dikkat isteyen, her dönüşte farklı anlamlar sunan edebî deneyim. Sevim Burak hikâyelerde dili yeniden kuruyor, hafızayı sorguluyor ve okuyucuyu kendi iç dünyasında dolaştırıyor.
1000Kitap
Yanık SaraylarSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 19651,013 okunma
8/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
Merhaba kitap sever Dostlarım Ben ve Gulyabani İçerisinde 11 adet öykü'nün bulunduğu bir kitap. 2025 Sevim Burak Öykü Ödülü" amblemini taşıyan bu kitap, sadece ödülün hakkını vermekle kalmıyor; modern Türk öykücülüğünde kendine has özgün bir tarz sunuyor. Bir çok öykü bana nostaljik hisler yaşattı. Geçmişin samimi ve sade ortamı. Öykülerde sıradan hayattan sıradan günlük olaylar okuyoruz ama bıraktığı his kalıcı. Bir tutam hüzün. Akıcı bir kitaptı. Sinematografik anlatımı, her öyküyü zihinde kısa bir filme dönüştürüyor. Sahneler insanın gözünde canlanıyor. Böyle samimi öyküler benim hoşuma gidiyor. Bazı kitaplar son sayfada biter, bazılarıysa kapağını kapattıktan sonra akılda yaşamaya devam eder. “Ben ve Gulyabani” ikinci gruba giren kitaplardan biri oldu. Öykü severlerin beğeneceğini düşünüyorum. Bu kitabı Semra tavsiyesi ile grubumuz #engelsizokurlaokuyoruz ile birlikte okuduk. Yeni kitaplarla buluşmak dileğiyle Sevgiler.
Ben ve GulyabaniNesimi Yetik · A7 Kitap · 202510 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Birbirine teğelli öyküler
8/10
·90 syf.··
Beğendi
·
2026 17. kitabı
Sevim Burak alışılmış biçimde yazan bir yazar değil. Onu anlayabilmek için biraz sabır gerekiyor. Diline ve ritmine alıştıktan sonra ise okuruna gerçekten farklı bir okuma deneyimi sunuyor. Noktalama işaretlerinin, klasik cümle yapılarının ya da düz bir olay örgüsünün peşindeyseniz ilk başta zorlayıcı gelebilir. Ama metinlerinin dünyasına girdikçe parçalı yapısının ve dilindeki kırılmaların bilinçli olduğunu hissediyorsunuz. Yaşamının bir bölümünde moda tasarımı ile uğraştığını okumuştum. İşte öyküleri de kumaşları kesip biçip birbirlerine teğellemek gibi. Çok uğraşılmış, üzerine çok düşünülmüş öyküler. Dolayısı ile okuyucusundan da emek bekliyor. Öykü severlerin mutlaka tanışması gereken yazarlardan biri olduğunu düşünüyorum. Ama klasik anlamda “hikâye anlatan” bir yazar beklemeyin.
Edebiyat
Yanık SaraylarSevim Burak · Yapı Kredi Yayınları · 20181,013 okunma
8/10
·72 syf.··
2026 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 08 Mayıs 2026 23:42
Bugün sayfamı sakinliği, melankoliyi ve sinematografik bir dili sevenlerin çok seveceği harika bir öykü kitabıyla açıyorum Nesimi Yetik - Ben ve Gulyabani. ​Kitap, sıradan görünen hayatları o kadar akıcı ve görsel bir dille betimliyor ki, sayfaları çevirirken zihninizde sahnelerin birer birer canlandığını hissediyorsunuz. Yazarın sinemacı kimliğinden gelen az sözle çok şey anlatma üslubu, her bir öyküye muazzam bir derinlik katmış. Öyküler kısa, sessiz ve sakin ilerliyor fakat arkalarında bıraktıkları kalıcı atmosfer uzun süre sizinle kalıyor. Kitap, durum öykücülüğünün en başarılı örneklerinden biri. Büyük olaylar yerine karakterlerin hislerine, anın ruhuna odaklanıyorsunuz. Tüm bu sıradan detayları huzursuz, hafif tekinsiz ama bir o kadar da büyüleyici bir hava içinde okumak, her öyküyü zihnimde adeta kısa bir filme dönüştürdü. Görsel dille harmanlanmış, atmosfer odaklı ve nitelikli öyküler okumayı seviyorsanız, 2025 Sevim Burak Öykü Ödülü’ne layık görülen bu özel kitaba mutlaka şans vermelisiniz.
Ben ve GulyabaniNesimi Yetik · A7 Kitap · 202510 okunma
7/10
·72 syf.··
2026 27. kitabı
Uzun soluklu romanlardan sonra öykü okumak keyifli ve dinlendirici oluyor.Ben de en son kalın bir kitap okuduğum için ve bu hafta iş yogunluğum da olduğundan , küçük molalarda kahvemi yapıp birer birer keyifle okudum "Ben ve Gulyabani" yi. Sevgili Semra un tavsiyesi ile grup olarak okuduğumuz bu güzel öykü kitabında ; yazar , sıradan hayatların ilginç ayrıntılarını akıcı bir dil ile biz okurlara sunuyor. Kah bir öğrenci gözüyle bakıyorsunuz, kah bir genç kız oluyorsunuz, kah üzülüp kah gülüyorsunuz.Ama en çok da düşünüyorsunuz "yazar burada hangi konuyu eleştiriyor" diye.. Kısa , öz , etkileyici 11 öykü içeren toplum yapısından bireyin iç dünyasına kadar çeşitli konuların, çeşitli yaş gruplarındaki insanlar üzerinden anlatıldığı bu güzel kitabı severek okudum.Her biri farklı güzellikte olan öykülerden kitaba da adını veren " Ben be Gulyabani" adlı öykü 2025 yılında Sevim Burak Öykü Ödülüne layık görülmüş bunu da belirtmeden geçemeyeceğim. Öykü türünü seviyorsanız mutlaka şans verin derim.
Ben ve GulyabaniNesimi Yetik · A7 Kitap · 202510 okunma
7/10
·72 syf.··
Beğendi
·
2026 29. kitabı
·
8 saatte okudu
·
Okunma: 15 Mayıs 2026 08:05
“Neticede ben zaten ölüyüm.Onların ebni tekrar öldürmelerine imkan yok.” Bugün kendisini ilk defa okuduğum ödüllü yönetmen Nesimi Yetik’ten 2025 Sevim Burak Öykü ödülünü alan Ben ve Gulyabani ile geldim Yazarın yönetmen kimliği öyküler içerisine o kadar ince ince sızmış ki.O tedirgin atmosferi yaratmada bir nevi sahneyi kurmada oldukça başarılı yazarımız.Boşuna ödül almamış! Öyle büyük olaylar da değil öykülerde anlatılan.Sıradan insanların günlük hayatlarını..11 öykünün hepsinde de durum öykücülüğünün başarılı örneklerini gördüm diyebilirim.Olaylardan çok hisse odaklanıyorsunuz ister istemez.Tüm bu sıradanlıkları,huzursuz ve tekinsiz bir atmosferde okuyorsunuz ki neredeyse her biri kısa bir film haline geliyor. İncik,Bu Gemiler Nereye Gidiyor,Cebeci’de talebeler,Evin Anahtarı,Bakanlıkta memurlar,Ben ve Gulyabani,Tanrımıza Hamd Olsun,Ref,Truvalı Voleybolcular,Tampere ve Ayrılık Davetiyesi öykülerini barındırıyor içerisinde. En çok etkilendiğim öykülerin başında kitaba ismini veren Ben ve Gulyabani geldi.Yaşıtlarından daha iri,oynadıkları basketbol takımında oyun oynamak dışında her türlü işi yapan ve herkesin Gulyabani ismini taktığı,kimsenin farkında olmadığı Ümit ile anlatıcımızın karşılaşmasıyla başlıyor hikaye.Çocukluk zamanlarının acı izleri,geçmişle hesaplaşma,zamanın geçişi,yalnızlık,yaşlılık gibi temaların ince ince işlendiği etkileyici bir öyküydü. Ref,beni etkileyen hikayelerden biri daha.Refika yani..Yıllar önce öğrenci eylemlerinin birinde öldürülmüş ve ‘Ödeşme hakkı’yla kendisini öldürenlerle eşit şartlarda karşılaşmak ve ödeşmek için dönmüş.Ne diyeyim?Umarım yüzleşirsin ödeşmen gerekenlerle Refika! Cebeci’de talebeler,Evin Anahtarı,Bakanlıkta memurlar gibi Ankara’da geçen hikayelerse beni o sokaklara,öğrencilik zamanlarıma götürdü,o günleri
Ben ve GulyabaniNesimi Yetik · A7 Kitap · 202510 okunma