Dünyada nereye gidersen git, ister daha büyük ister daha küçük topluluklarda, yüzler ne kadar çalkantılı ne kadar kuşku dolu, bu ne gerilim, bu ne güven yoksunluğu bütün yüz hatalarında kasılıp kalmış bu ne direnç. Gerginlik yalnızlıktan ileri geliyor.
Doğru insan diye bir şeyin olmadığını idrak ettim. Ne yeryüzünde ne de cennette. Öyle biri, öyle tek bir kişi yok. Sadece insanlar ve her insanın içinde bir tutam doğru insan var ama kimsede, bizim diğerinden beklediğimiz ve umduğumuz bir şey yok. Kusursuz insan diye bir şey yok ve mutluluk veren, harikulade tek adam aslında hiç var olmadı. Sadece içlerinde ışık kadar moloz da olan insanlar…
Kendi kendime, böyle bir dünyada bu kadar gergin, bu kadar takıntılı bir biçimde kendime ait bir meselenin peşine düşmeye hakkın var mı diye soruyordum.