Sadece kitaplar ona yaşamın çok anlamlı olduğunu hissettirebilir, onun ruhunu rahatlatabilir ve geleceğe umutla bakmasını sağlayabilirdi. Eğer kitaplar da olmasaydı bu zorlu ve sancılı günleri atlamazdı.
Ayakkabın vuruyor mu?
O halde değiştir ya da yalınayak kal.
Kirpikleri okşarken ellerin mi acıyor?
O halde okşama..
Karanlıktan korkuyor musun?
O halde bir mum yak.
Beklemekten yoruldun mu?
O halde bekleme..
Karşına bir engel mi çıktı?
Üzerinden atla ya da etrafından dolaş.
Her zaman basit olan çözüm yolunu seç. Hatta her sorunu ille de çözmek gayreti içinde olma. Sorunun çözümsüz kalmasını seçmek bile eşsiz bir çözüm sayılabilir.
Her zaman en kısa yolu seçmelisin.
Çünkü en kısa olan yol, doğanın gösterdiği yoldur.
Böylece mantıklı olanı söylemeye ve yapmaya yönlendirilmiş olursun.
Ancak bu şekilde sıkıntılarından, sorunlarından, çatışmalarından, endişelerinden, ıstıraplarından ve gösterişten uzak kalabilirsin.
“Eğer bir dış etken sizi üzerse, duyduğunuz acı o şeyin kendisinden değil, sizin ona verdiğiniz değerden geliyordur, onu da her an ortadan kaldırma gücünüz vardır.”
Bir gün evinizde otururken, o günü dünden ayıran hiçbir şey yokken ve yarın da hayatınıza kaldığınız yerden devam edeceğinize eminken, eviniz, dünyanız, her şey başınızın üstüne çöküyordu.
Sayfa 144 - Doğan Kitap, 2. Baskı, Kasım 2014.·Kitabı okudu
Mevsimler de geçer, hayat da geçer, iyi de geçer, kötü de geçer, zenginlik de geçer, yoksulluk da geçer, gençlik de geçer, güzellik de geçer, şöhret de geçer, zafer de geçer, acı da geçer, ağrı da geçer. Sevdiklerin de geçer gider, sevmediklerin de geçer gider. Elindekiler de geçer gider, istiflediklerin de geçer gider. Sen dahil kalıcı hiçbir şey yoktur doğada.