➤Niçin bu kadar öldürmeyi, yok etmeyi, parçalamayı seviyor insanlar?
İnsan yumuşak başlı, iyilik dolu bir yaratık, ağız dolusu gülen, yürek dolusu ağlayan, iliklerine kadar duygulanan, seven bir
Tekrar belirtelim: Dilimizi koyverip boş bırakmayacağız.
Şakayla dahi olsa kimseyi aldatmayacağız.
Zayıf kimseleri alaya alıp onlara yerli-yersiz şaka yapmak suretiyle eğlenen, kıyamet gününde herkesin maskarası ve eğlencesi olacaktır.
Kendisine cennetten bir kapı açılır, ancak buradan alınıp diğer bir kapıdan dışarıya atılır.
Böyle birçok kez içeri alınıp dışarıya atılarak yorgun düşer, iki dizinin üstüne çöküp kalır.
Son kez bir daha kapı açılır, içeri çağrılır.
Sevinçle bu kapıdan içeri girecekken, “Dünyada herkesle alay ettin, türlü maskaralıklar yapıp onları kandırdın. İşte insanları maskara edip gülüşenin cezası budur.
Cennetten mahrum kalanlardansın,” denip kovulacaktır.
Zebaniler gelir, bu kişiyi yüzüstü sürerek cehenneme atarlar.
Kardeş! Ahirette kaybetmek ne büyük zarardır görüyor musun?
Ahiretteki musibet ne kötüdür; insanları alaya alıp kandırmak insanın başına ne zorluklar getiriyor!
Âcizlerden birine derler: “Gece-gündüz ibadet ediyorsun, ateşten kaçar gibi günahtan kaçıyorsun. Hep dua ve yakarış halindesin. Bir nefes dahi zikir ve tesbihsiz kalmıyorsun. Allah’ın kullarına da çok güzel muamele ediyorsun. Erkek-kadın, küçük-büyük, yoksul-zengin ayırımı yapmadan hepsine karşı tevazû gösteriyorsun. Bunun hikmeti nedir?”
Aziz kişi şöyle cevap verir: “Küçük gördüğümüz ibadet öyle bir vakte denk gelir ki Cenab-ı Hakk’ın rızasına uygun düşer. Zerre değer vermediğimiz bir günah da Hakk’ın gazabını çeker. Bir şehrin yanıp kül olması için bir kıvılcımın yettiğini görmez misin? Zaman olur ki az bir dua ve yakarışımız Allah tarafından kabul edilir. Beğenmeyip gönlünü kırdığımız kişi, Allah’ın dostu olabilir, bunu bilemeyiz.” Durum bu olduğuna göre gönülleri kırmaktan sakınmak lazımdır. Zira gönlü yıkmak arşı yıkmaktır; gönül yapmak ise arşı yapmak…