Pusula

Pusula
@theoverthinker
İflah Olmaz Bir ASOSYALİM : Yaşamak zorunda bırakıldığım bu son derce garip gerçek dışı dünya sanki hasta bir beynin ürünü kötü bir fantezi.
LİSE
İSTANBUL
İSTANBUL, 3 Aralık
1070 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Heidegger'e göre, insan olmanın kaçınılmaz ve belirleyici bir yönünü çok uzun zamandır görmezden geldik: bizler ölümlüyüz, sonunda öleceğiz. Ölümle ilgili her şeyden kendimizi uzak tutmak ve dikkatimizi başka yöne çekebilmek için çok büyük işler yaptık. Her türlü ölümlülük kokusundan arındırılmış "sonsuza dek mutlu süren" peri masallarımız var. Hastanelerimiz ve yaşlı bakımevlerimiz, kordon altına alınarak izole edilmiş karanlık diyarlara dönüştü. Tanıdıklarımızdan neredeyse hiç kimse bir ceset görmüş değildir. Ölümü gizlemeye kalkıyoruz. Gelişini görmezden geliyoruz. "Hastalıklı düşünmeyi bırak!" diyoruz. Bu amaçla, hayatımızın büyük bir bölümünü, tüm insanları ilgilendiren ölümlülüğü gizlemek için tasarlanmış rutinlere ve dikkat dağıtıcı şeylere gömülü olarak geçiriyoruz. Yaşamdaki en önemli olayın üzerine metaforlar ve örtmeceler atıyoruz. Heidegger, son perde olan ölüm olmaksızın hiçbir şeyin anlamını bulamayacağımıza inanır. Hayatımızı, ölümsüz olduğumuzu düşünerek yaşarsak, seçimlerimizin ne kadar final seçimler olduğunu asla kabullenemeyeceğimiz gerçek dışı bir varoluş söz konusu olacaktır. Aldığımız kararların etkilerini değerlendiremeyiz. Her seçim bizi tek bir yaşam türüne bağlar ve bunun geri dönüşü yoktur. Yürümek için yalnızca bir yol seçebiliriz. Ölümün kıymetini bilmeden, hayatı asla olması gerektiği gibi yaşayamayız ve yapılacak şeyleri (ertesi güne bırakıp) yapabilecekmişiz gibi gelir bize ve bir şekilde yaşar gideriz.
Sayfa 52 - Orenda Kitap
Felsefe-Düşünce
Pusula
Kısaca: Heiddegger bize ''Öleceğini bilerek, hayatın sorumluluğunu eline al'' der. Ölüm hayatı anlamsız kılan bir son değil: tam aksine zamanı kısıtlayarak attığımız her adımı, seçtiğimiz her yolu sonsuz derece değerli ve anlamlı kılan yegane unsurdur.
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Heidegger'e göre, insan olmanın kaçınılmaz ve belirleyici bir yönünü çok uzun zamandır görmezden geldik: bizler ölümlüyüz, sonunda öleceğiz. Ölümle ilgili her şeyden kendimizi uzak tutmak ve dikkatimizi başka yöne çekebilmek için çok büyük işler yaptık. Her türlü ölümlülük kokusundan arındırılmış "sonsuza dek mutlu süren" peri masallarımız var. Hastanelerimiz ve yaşlı bakımevlerimiz, kordon altına alınarak izole edilmiş karanlık diyarlara dönüştü. Tanıdıklarımızdan neredeyse hiç kimse bir ceset görmüş değildir. Ölümü gizlemeye kalkıyoruz. Gelişini görmezden geliyoruz. "Hastalıklı düşünmeyi bırak!" diyoruz. Bu amaçla, hayatımızın büyük bir bölümünü, tüm insanları ilgilendiren ölümlülüğü gizlemek için tasarlanmış rutinlere ve dikkat dağıtıcı şeylere gömülü olarak geçiriyoruz. Yaşamdaki en önemli olayın üzerine metaforlar ve örtmeceler atıyoruz. Heidegger, son perde olan ölüm olmaksızın hiçbir şeyin anlamını bulamayacağımıza inanır. Hayatımızı, ölümsüz olduğumuzu düşünerek yaşarsak, seçimlerimizin ne kadar final seçimler olduğunu asla kabullenemeyeceğimiz gerçek dışı bir varoluş söz konusu olacaktır. Aldığımız kararların etkilerini değerlendiremeyiz. Her seçim bizi tek bir yaşam türüne bağlar ve bunun geri dönüşü yoktur. Yürümek için yalnızca bir yol seçebiliriz. Ölümün kıymetini bilmeden, hayatı asla olması gerektiği gibi yaşayamayız ve yapılacak şeyleri (ertesi güne bırakıp) yapabilecekmişiz gibi gelir bize ve bir şekilde yaşar gideriz.
Sayfa 52 - Orenda Kitap
Felsefe-Düşünce
Pusula
#k:383806Her şeye bir amaç vermek için ölümle yüzleşmek zorundayız. Korkumuzu yatıştırdığı için peri masalı gibi finallerle uğraşıyoruz ama bu insanlık durumunu da yok ediyor. Gün batımındaki güzellik azalıyor, onun sonu da aşkın dramıdır ve saatin tik-takları bizi hayal kurmaya iter. Bugün yaptığımız seçimler, yapacağınız tek seçim olacaktır, bu yüzden onlara değer verseniz iyi olur.
Frankl'a göre modern toplumda birçok insanın mutsuz olmasının sebebi, anlam eksikliğinden kaynaklanan bir varoluşsal boşluk hissetmeleridir. Buna varoluşsal boşluk der. 20. yüzyıl itibariyle bu boşluk çok daha yaygındır. Bunu da iki sebebe bağlar. Sebeplerden biri insanın onu hayvanlardan ayıran bir kısım içgüdüleri kaybetmesidir. Bu durum onu bir seçim yapmaya zorlar. Dahası modern dünyanın insanı, geleneklerden de uzaklaşmıştır, ne yapacağı konusunda gereken cevapları hiçbir yerde bulamaz ve bir yaşam felsefesinin rehberliğine ihtiyacı vardır. Böyle bir durumda insan gerçek arzularının farkında değildir. Bunun bedelini iki şekilde öder. Ya diğer insanların yaptıklarını arzular. (uydumculuk) Ya da diğer insanların kendisinden yapmasını istediği şeyleri yapar. (Totalitercilik) Anlam arayışından kopan insan varoluşsal boşluğa düştüğünde: Depresyon, can sıkıntısı ve anlamsızlık hissi yaşar. Tüketim, bağımlılık veya geçici zevklerle bu boşluğu doldurmaya çalışır. Anlamlı hedefleri olmadığı için tatminsizlik içinde kalır.
Sayfa 65 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe
Pusula
Temel ihtiyaçlarımızın karşılanması hiç bir şekilde tatmin anlamına gelmez, tam tersine boşluk anlamına gelir. Varoluşsal boşluk, kendini çeşitli maskelerle gösterir. En ilkel güç istemi olan para istemi ya da haz istemi bunlardan bir kaçıdır. Depresyonun, saldırganlık ve bağımlılığın altında da varoluşsal boşluk aranmalıdır. Hayatın Anlamı Onun Bizden Ne Beklediğinde Saklıdır
İnsan Olmak Ne Demektir?
Dünyada var olma durumu, bir insanı kendi boyutundan daha aşağı bir boyuta yönelttiğiniz an ortadan kaybolur. Çünkü insan varoluşunun özü şudur ki insan olmak aslen kendiyle meşgul olması anlamına değil, esasen ve öncelikli olarak kendisinin dışında biriyle temas kurması anlamına gelir. En nihayetinden ucu yine kendinize dokunan bir şeyle temas kurmayı kastetmiyorum. Tamamlanacak bir anlam ve yüz yüze gelinen başka bir insan olmalıdır bu. İnsan olmak, kendinizden daha yüce bir amaca hizmet ediyorsanız ve kendinizden başka bir insanı seviyorsanız en iyi şekilde gerçeğe dönüşmüş olur. Kendinizle ve benliğinizle meşgul olarak veya kendinizi gerçekleştirmeye çalışarak bunu hiç şekilde gerçekleştiremezsiniz.
Sayfa 16 - Destek Yayınları·Kitabı okudu
Felsefe ve Düşünce
Pusula
İnsan kurtuluşu sevgiyle ve sevgidedir. Bu dünyada hiçbir şeyi kalmamış bir adamın, sevdiğini düşünerek, sadece kısa bir an bile olsa, mutluluğu nasıl bilebileceğini anladım. Hayatın Anlamı Onun Bizden Ne Beklediğinde Saklıdır
Ata b. Ebi Ribâh şöyle dedi: "Sizden önceki kimseler (selef) fazla konuşmayı çirkin görürdü. Onlar Allah'ın (cc) kitabı, Hz. Peygamber'in (sav) sözlerini, insanlara iyiliği tavsiye ederken ve onları kötülükten sakındırırken kullanılan sözleri ve geçimin için muhtaç olduğun sözlerden başkasını fazla konuşmak sayarlardı. Sağınızda ve solunuzda oturan ağzınızdan çıkan her sözü yazan ve sizi koruyan yazıcı melekleri unuttunuz mu? Sizden biriniz dünya hayatında ömrü boyunca doldurduğu amel defterinin açılması durumunda onda bulunanların çoğunun ne dünyaya ne de ahirete yarayan kusurlu sözler olduğunun görülmesinden utanmaz mı?
Sayfa 27 - Çelik Yayınları
Din
Pusula
Ata b. Ebi Ribâh, geçmişteki dindar insanların gereksiz ve boş konuşmaktan kaçındıklarını belirtiyor. Onlar için önemli olan Allah'ın kitabı Kur'an, Peygamber Efendimiz'in hadisleri, insanlara iyiliği emredip kötülükten sakındırmak için söylenen sözler ve kişinin geçimi için gerekli olan konuşmalardı. Ayrıca, insanların her söylediğini kaydeden meleklerin varlığını hatırlatarak, kıyamet gününde amellerin yazılı olduğu defter açıldığında, çoğu konuşmanın boş ve faydasız olduğunun görülmesinden utanılması gerektiğini vurguluyor. Bu sözler, Müslümanları gereksiz konuşmaktan sakınmaya ve söylediklerinin sorumluluğunu düşünmeye teşvik etmektedir.