Pusula

Pusula
@theoverthinker
İflah Olmaz Bir ASOSYALİM : Yaşamak zorunda bırakıldığım bu son derce garip gerçek dışı dünya sanki hasta bir beynin ürünü kötü bir fantezi.
LİSE
İSTANBUL
İSTANBUL, 3 Aralık
1065 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
10/10
·77 syf.··
2019 3. kitabı
Stefan Zweig'ın en sevdiğim, ve beni çok etkileyen kitaplarından biriyle geldim... Satranç... Aslında bu kitabın bir diğer adı bana göre çıldırmak, benliğini kaybetmek... Ne demek istediğimi kitabın konusunu anlatınca az çok anlayacaksınız.. Bir gemide geçen bu hikaye aslında yıllar öncesine de dayanır.. bu gemide Satranç şampiyonu olan Mirko Czentovic'de vardır. Uzun süren gemi yolculuğu sırasında gemideki herkes bu şampiyonun adını duyar, ve onunla satranç oynamak isteyenler olur. Bu olayı duyan milyoner petrol zengini olan Mc Connor, Czentovic'e para karşılığı bir el satranç oynamayı teklif eder. Czentovic kabul eder ve oynamaya başlarlar. Bir süre sonra Mc Connor kaybedince bir el daha oynamak ister ve yanlarına bir yabancı gelerek onlara yanlış oynadıklarını ve eğer böyle devam ederse yenileceklerini söyler. Peki bu yabancı kim? Satrancı nasıl bu kadar iyi bilebilir.. Buna şaşıran satranç oyuncuları yabancının dediklerini yaparlar ve berabere kalırlar, ama bir yandan da bu yabancının kim olduğunu merak edip onunla da oynamak isterler ama yabancı kabul etmez, çünkü etmemesi için gayet makul bir sebebi vardır... 25 yıl önce satranç oynamayı bıraktığını ve bir daha asla oynamamaya yemin ettiğini söyleyerek hikayesini anlatmaya başlar. Bu hikaye nasıl bir hikaye olabilir? En fazla ne olabilir ki? Bir tür aklını kaybetmek. çıldırmak. Stefan Zweig eserlerinde psikolojiyi o kadar iyi işliyor ki hayran kalmamak elde değil.. bunun en büyük örneği fikrimce satranç.. yıllar geçse de bendeki etkisi aynı olacak diye tahmin ediyorum.
Edebiyat
SatrançStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020279,1bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
10/10
·144 syf.··
2022 11. kitabı
Bir dükkan düşünün içinde ölmek isteyenler için, zehirli elmalar, asmak için ipler, zehirli hayvanlar, öldüren öpücükler, bıçaklar... bu dükkanın tek amacı var; o da insanların kendilerini öldürmelerine yardım etmek.. bu dükkana giren kişiye "görüşmek üzere" denmez "elveda" denir.. gülmek, güzel şeylerden bahsetmek, mutlu olmak yasaktır bu dükkanda. Çok ilginç değil mi böyle bir dükkan gerçekten olsaydı ne olurdu acaba..? Bu dükkanın sahibi 5 kişiden oluşan bir aile. Anne baba ve üç çocuk. Dükkan sahiplerinin ve müşterilerinin yüzü hep asık, mutsuz, karamsar, umutsuz e sonuç olarak ölmek isteyenlerin gideceği bir dükkan böyle olur... fakat ailenin en küçük üyesi olan Alan öyle değil. Yüzü hep gülüyor hep mutlu tüm olaylara iyi yönünden bakıyor. Ailesi de çevresi de çok şaşkın ve ona kızgın neden mi? çünkü bir intihar dükkanına bu tarz mutlu tavırlar yakışmıyor... burada umut değil umutsuzluk satılıyor.. - Alan!... Kaç kez söylemek gerekiyor sana bunu? Buradan çıkan müşterilere "görüşmek üzere" denmez. "Elveda" denir çünkü bir daha gelmeyecekler. Bunu bir gün kafana sokmayı becerebilecek misin? Yazardan okuduğum ilk eser ve iyi ki okumuşum. trajikomik olarak işlenmiş bir eser, bunun sebebi yazarın karikatürist olması sanırım. Üslup olarak gayet yalın bir anlatımı var oldukça akıcı. 144 sayfa ve bir oturuşta bitirdim. Yazar karakterler arasında o zıtlığı çok iyi işlemiş. Bütün mutsuz insanlara karşı tek bir mutlu çocuk... sizce tek bir kişi gülerek mutlu olarak bunu diğer insanlara yayabilir mi? Gülümsemek gerçekten bulaşıcı mı? Kitabın animasyonu da varmış, henüz izlemedim fakat kitabı kesinlikle tavsiye ediyorum. Mutlaka okuyun, edebi yönden olmasa da konu itibariyle fark yaratacak bir eser. Değişiklik isteyenler için çok güzel bir tercih olacaktır. Kitapla kalın
Edebiyat & Roman
İntihar DükkânıJean Teule · Sel Yayıncılık · 202417,6bin okunma
10/10
·304 syf.··
2019 96. kitabı
Karakterimiz küçük bir kız çocuğu adı Momo Momo karakteri kimsesiz küçük bir kız çocuğudur. Yasadığı bölgede çok sevilir ve bir sürü arkadaşı vardır. Fakat zamanla çevresindeki herkes ondan uzaklaşır sebebi ise artık zamanlarının olmamasıdır. Bunu yapanlar da duman adamlardır. Momo, duman adamların insanların zamanını çalarak beslenmesine karşı savaşır, insanlığın kaderi onun elindedir, arkadaşlarıyla eskisi gibi olmak için çabalar. Başarılı olabiliyor mu? Bunu okuyup görmelisiniz.. Momo eseri evet güzel mesajlar içeren bir öykü kitabı, çok severek okudum daha iyi kitaplar okudum mu? Tabi ki evet. Ama önce Momo'yu okumuş olmayı çok isterdim. Günümüzde robotlaşmış insan kavramı çok yaygın yani hepimiz belli telaşlar içerisinde işlerimizi halletmeye zamanımızı olabildiğince verimli çalışmaya adıyoruz. Bunları yaparken dünyaya asıl gelme amacımızın ne olduğunu kaçımız düşünüyor? Sürekli başkalarına çalışacağız ve geriye dönüp baktığımızda elimizde avucumuzda ne kalacak? Giden sadece zamanımız olmayacak mı? Sistemsel birer köleyiz üzgünüm. Hangimiz kendi için yaşıyor ve sevdiklerine, ailesine, hobilerine zaman ayırabiliyor. Boş zaman bir lüks günümüzde. Ve boş zamanımızın olması için maddi olarak refah olmamız gerekli yani çok zor! Gerçekçi baktığımızda çalışmamız lazım çünkü bir şekilde para kazanmalı ve hayatımızı idame ettirmeliyiz. Fakat biz neden doymuyoruz hep daha fazlasını istiyoruz. Yetecek kadar kazanıp hobilerimize, ailemize, sevdiklerimize zaman ayırıp huzurlu yaşayınca hayatın tadı daha lezzetli olmaz mı? Zaman en değerli varlığımız. Ama aslında ne kadar yoksuluz kullanmayı bilmeyince.
Edebiyat
MomoMichael Ende · Pegasus Yayınları · 201782,1bin okunma