BALIKÇI — Kuzum, nedir senin şu nefs dediğin... Senden başka bir şey mi? İBRAHİM ETHEM — (Hep dikişle meşgul) O, hem ben, hem de benden başka bir şey.
BALIKÇI — Nasıl olur?
İBRAHİM ETHEM — Basbayağı olur!
BALIKÇI — Ben balıkçıyım. Benim kayığım dediğim zaman, kayık ayrı ben ayrı değil miyim?
İBRAHİM ETHEM — Nefse gelince iş değişiyor. O, hem sen oluyor, hem de senin dışında bir şey... Sende ne varsa onlara benim şuyum, benim buyum demiyor musun?.. Benim elim, benim ayağım, benim başım... (Coşar) Ya sen neredesin? Bendeki her şeyi, benim, benim diye sayıp tükettikten sonra ben neredeyim?..