Adı:
Ölüm Korkusunu Yenmek
Baskı tarihi:
17 Ekim 2017
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993095
Kitabın türü:
Orijinal adı:
I’m Calling the Police
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Baskılar:
Ölüm Korkusunu Yenmek
Ölüm Korkusunu Yenmek
“Bir şeyler oluyor…

Geçmişim durmadan aklıma geliyor…

İkili hayatım, gece ve gündüz, hepsi birbirine giriyor.

Konuşmamız gerek.”

Yalom kalbi kırıkları iyileştiren bir psikiyatrist, Robert Berger ise kalp cerrahıdır. Tıp fakültesinde birlikte okuyan ve birbirlerini çok seven iki arkadaş, mezuniyetlerinin ellinci yıl dönümünde Berger’in isteği üzerine sessiz bir köşeye çekilir. Farklı ortamlarda yetişseler de Yahudi Soykırımı onların yıllardır konuşmaktan kaçındıkları ortak geçmişleridir. Artık yetmişlerinin sonlarına yaklaşan Yalom ve Berger için dile getirilmemiş acılarla yüzleşme vakti gelmiştir.

Macaristan’daki Yahudi Soykırımı’ndan sahte Hristiyan kimliğiyle sağ çıkan Berger, yakınlarını kaybetmenin ve öldürülen insanlara yardım edememenin neden olduğu duyguları yaşamı boyunca tehlikeyle iç içe yaşayarak, onu kontrol altında tutmaya çalışarak ve kendini hayat kurtarmaya adayarak bastırmıştır. Ancak iş için gittiği Venezuela’da burun buruna geldiği tehlike, acılarını tetikleyerek bir kâbus görmesine yol açar. İki yakın arkadaşın arasındaki uzun sessizliğin sonu da işte bu kâbus olmuştur.

Yalom, yaşadığını hissetmek için sadece çarpan bir insan kalbini avuçlarında tutmaya ihtiyaç duyan bir adamın anılarını bizlerle paylaşıyor. Yazarın geçmişine de kısa bir bakış niteliğinde olan Ölüm Korkusunu Yenmek, bir bastırma, yüzleşme ve iyileşme hikâyesi.

“Yalom nadir görülen bir kombinasyona sahip; hem bir sanatçı hem de coşkulu bir bilim insanı.”

-San Francisco Chronicle -
56 syf.
Nietzsche Ağladığında kitabında; Nietsche, Freud ve Lou Salome,
Spinoza Problemi kitabında: Baruch Spinoza
Her Gün Biraz Daha Yakın kitabında: Arthur Schopenhauer,
Ölüm Korkusunu Yenmek : Mahabharata-Hint Felsefesi, daha sonra okuyacak olduğum; Günübirlik Hayatlar : Marcus Aurelius

Okuduğum Yalom kitaplarından çoğu yukarıda. Galiba en büyük başarısı,  filozofları kendi romanlarına karakter olarak yerleştirip onların temel öğretilerini herkesin anlayabileceği şekilde indirgemesidir. Felsefecilerin hem yaşam öykülerini anlatıyor hem de felsefe ile psikolojiyi harmanlayor.

Irvin D. Yalom, Rus kökenli, Yahudi asıllı ABD’li psikiyatrist, psikoterapist, varoluşçu, yazar ve eğitimci olarak tanımlanıyor. Hem bize hem de hastalarına felsefe ile terapi yapıp bu akımın öncülüğünü üstleniyor bence.  Hayatı boyunca hasta görerek, klinik çalışmalara katılarak, konferans ve seminerlerde konuşmalar yaparak ve kitap yazarak çalışmalarını sürdürmüş.
Kendisi ile yapılan bir röportajda: "İçinde felsefî unsur olan kitapları bulmaya çalışıyorum. Trendeki hanımı kimin öldürdüğü üstüne yazılmış bir kitaptansa, daha derin soruları irdeleyen kitapları yeğliyorum." demekte...

Bütün kitaplarında kullandığı kurguları "Nietsche Ağladığında"'daki gibi etkili ve vurucu değil belki, bir kısmı ya aceleye getirilmiş ya da ticari amaçla yazılmış gibi gelse de bize okumanın ve düşünmenin hazzını yaşatıyor.
56 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Spoiler içerir!!

Irvin D. Yalom'dan okuduğum ilk eseri olmakla birlikte ne tuhaftır k, yazarın en son yayınladığı kitabıymış :)))

Yazarı her ne kadar "Nietzsche ağladığında" kitabından bilsemde elime geçen ilk kitabı bu olduğu için bunu okumakla başladım.

Kitap tıp fakültesinin 50 yıl önceki mezunlarının bir araya geldiği bir partiyle başlıyor. Kitap dünyaca ünlü kalp cerrahı Bob ile psikiyatrist Irvin arasında geçen kısa fakat etkileyici bir diyalogtan oluşmaktadır.

Arkadaş oldukları halde Irvin, Bob hakkında doğru düzgün bir şey bilmemektedirler. İşte bu parti de geçmişte yaşadıklarının ve tanık olduklarının ağır yükünü taşıyan Bob arkadaşı İrvin'le bir nevi dertleşir.

Bob Yahudi soykırımdan kaçıp Bostan'a yerleşen bir Yahudi mültecisidir. Birkaç hafta önce başına gelen bir olayla kendisini gölge gibi izleyen geçmişini, yaşadığı ve tanık olduğu olayları anlatır.

"Olası ölümle karşılaşmak benim günlük işlerimdendi ve aklımı kaçırmamaya çalışıyordum."


Yazar, Nazi Hegomanyasının hâkim olduğu yılları bir tek kişi üzerinden etkileyici ve güzel bir şekilde anlatılmış.

Keyifli okumalar.
56 syf.
·7/10
kitap incelemem yahudi olan adamın yaşadıklarını ve neler hissettiğini ucundan anlıyorum. evet bir yahudi değilim ve nazi zamanlarında yaşamadım ama benim de aksiyon bağımlı olmamı sağlayan bir ailem ve ailemde yaşadıklarım var. bu yüzden normal hayatta olan şeyler bana sıradan geliyor ve birazda mazoşistik bir yapı olarak erginliğe adım attığımı sürekli risk almadan ve insanlarla ilgili aksiyon yaratmadan duramadığımı fark ettim bir kaç sene önce. ilerleyen yaşımla artan farkındalığım sayesinde bunu keşfettim ve yaptığım bir çok aşırı hareketin farkına vardım.

çocukluk bir insanın kesinlikle en önemli zamanı bu yüzden anne ve babalara çok büyük sorumluluklar düşüyor çocuklar adına çünkü yarattığınız insan karakterini ilerde o insan beğenmese de kullanmak zorunda kalıyor ya da değiştimrek için çok çaba harcaması gerekiyor. anne babalığı sadece yemek yapmak ev toplamak ya da eve para getirmek olarak gören toplulumum keşke bu konularda yeterli bilinç seviyesine erişmeden bebek yapmayı düşünmese.
56 syf.
Klasik Yalom kitaplarından biri daha... Lakin, bir Nietzsche Ağladığında, Aşkın Celladı ya da Divan gibi en iyi yazdıgı eserler kadar iyi sayılmaz. Yaklaşık elli yıl sonra bir arkadaşı ile olan buluşması ve aralarında geçen aforizmalardan oluşuyor kitap. Aynı çizgiden giden ve pek lezzet vermeyen bir eser.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·6/10
Fazla etkilemeyen bir eserdi. Ne yalan söyleyim sırf çerezlik olsun diye almıştım yanıma bazen yürüken kitap okumayı seviyorum. İkinci Dünya Savaşı'nın Yahudi soykırımından bahseden Irvin Yalom eserlerindendir.
56 syf.
Elinizde canlı bir kalp tutmak ister miydiniz?

Bu eser mezuniyetlerinin 50. Yıl dönümünde bir araya gelen iki dost arasında geçen konuşma  etrafında şekillenmiştir.Bob, iki hayata birden sahip olan ve ikisini de bir arada yaşamak  zorunda kalan gizli bir kutu, daha çok  sıradışı görünümüyle, içine kapanık kişiliğiyle ön plana çıkan  bir kalp cerrahıdır. Ölümden kurtulmayı düşünmek yerine hayatta kalma peşine düşen Bob yaşadığını hissetmek için avuçlarının arasına canlı bir kalp alır.Gündüzleri zamanının nerdeyse tamamını ameliyathanede ve yeni fikirler bulma peşinde geçirirken geceleri ise peşini bırakmayan anılarıyla yüzleşir.Yalom ise kalpleri onaran bir psikiyatristtir. Bu iki farklı kişilik Tıp fakültesinde bir şekilde arkadaşlık kurmuş ve bunu yıllarca devam ettirmişlerdir. Bob'un Yalom'a "konuşmamız gerek" demesiyle 70'li yaşlarına varan bu ikili artık geçmişlerindeki gerçeklerle yüzleşmeye hazırdır.Çocukluk ve gençlik dönemini Yahudi Soykırımında geçiren Bob ailesini, sevdiği insanları,etrafındakileri kaybetmenin verdiği acıyı ve o insanlar için hiç bir şey yapmadığının pişmanlığını çektiğini  anlatacaktır Yalom'a.Yalom ise bu  durum karşısında endişelenecektir.Zira bunları  duymak isteyeceğinden emin değildir. Bob'un Venezuela'da yaşadığı bir olayın ardından gördüğü rüyayı  dostu Yalom'a anlatmasıyla ikisi arasında yıllarca süren sessizlik sona ermiştir. İşte Yalom Bob'un kendisine anlattığı  bu hikayeyi dinlerken biz okuyucuların da kendisine eşlik etmesini istemiştir.
56 syf.
·7/10
Kendi bireysel gelişimim içinde ölüm kavramı kuşatıcı bir yer kaplar ve kitabı adeta yaraya sürülecek melhem niyetiyle aldığımı hatırlıyorum. (Daha önce Yalom'un Güneşe Bakmak Ölümle Yüzleşmek adlı kitabını okumuş olsam da)Kitap arzuladığım gibi ne ölümün artık olmadığını ve buna karşın insanın yaşamdaki duygu ve edimlerinde köktenci ve kötücül değişiklikler olmayacağının haberini veriyordu ne de ölümün varlığına dair mutlak sarsılmaz bir setle beni-bizi ondan korumaya çalışacağına söz veriyordu. Hikaye Yalom'un üniversite yıllarından beri arkadaşı olan Prof. Bob Berger'in (kendisi Yahudidir) Nazi soykırımının çevresinde şekillenen akademik anlamda oldukça başarılı ve saygın ve ruhsal anlamda da en az onun kadar travmatik, çaresiz ve yaşamı(yaşamda olmayı, kalmayı) kontrol altında tutmayı amaçlayan ödünleyici güdüsü üzerinde döner. Berger'in soykırımdan hayata dönüşü şans faktörüne bağlanmış ve bu faktörler çarpıcı ve dingin bir dille aktarılmıştır. Çeviri Zeliha Babayiğit'e aittir. Ayrıca kitapta Yahudi soykırımını tema olarak işleyen iki filmden söz edilmiştir. Bunları tavsiye etmekle birlikte filmler şunlardır; Schindler' in Listesi ve Sofie'nin Seçimi. Arka Kapaktan; Yalom'a da çok ilham vermiş bir İtalyan atasözünde şöyle denir:"Oyun bittiğinde, oyun nasıl biterse bitsin büyün taşlar aynı kutuya konur. " Ölüm olgusu karşısında aldığımız varoluşsal pozisyonun ne olduğunu düşündürebilecek bir kitap olarak görüyorum.
56 syf.
·Beğendi·10/10
Sadece hayatta kalmayı düşündüğümüz için ölümü düşünmüyoruz bu hiç doğru değil.Hayat-ölüm arasındaki ince çizgi.O ince çizgide korkarak yürüyebilmek.Yürümek sadece hayatta kalmak için peki hiç ölümü düşünmüyor muyuz?Niye korkuyoruz o zaman? Yürümek hayatta kalmak için korkmak neden?Bir cevabınız var mı?
104 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Yahudi katliamından kurtulmayı başarmış kalp cerrahının yıllar sonra yaşadıklarını arkadaşıyla paylaşmasını konu alan, bilinçaltınızı sorgulayacağınız bir çırpıda biten harika bir kitap. Yalom ne yazsa okurum diyenler es geçmesin.
56 syf.
Kitabın ismi ölüm korkusu ile mücadele etmeyi amaçlayan psikolojik yardım kitabıymış gibi bir his veriyor ancak tam olarak öyle değil. Yalom yakın arkadaşı ile yaşadıklarından bir kesit anlatıyor ve orada bilinç altı ile ilgili güzel bir mesaj veriyor.Hem bilinçaltının etkisini hem de farkında olmaksızın çocukluk senaryolarımızı hayat boyu nasıl tekrar tekrar yaşadığımızı güzel anlatmış. Kitapta hiç yer verilmese de bunun nörobiyolojik bir açıklaması da var, bir tür kimyasal bağımlılık ile benzer bir mekanizma işliyor. Asıl mesaj ise örtük : Ölüm korkusundan kaçmak yerine yüzleşmeyi öneriyor. Yüzleşmek ve ölüm gerçeğini bilerek yaşamak. Kısa, bir solukta okunan akıcı bir kitap, sevdim.
56 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
IRVİN D. YALOM -- ÖLÜM KORKUSUNU YENMEK

#Kitapalıntısı

Yalom bu seferde bir anı sı ile karşımız da. Mezunbiyetinden 50 yıl sonra mezunlar gecesinde arkadaşı, eski dostu ile aralarında geçen sohbetten bahsediliyor.

Yalom kalbi kırıkları iyileştiren bir psikiyatrist, Robert Berger ise kalp cerrahıdır. Tıp fakültesinde birlikte okuyan ve birbirlerini çok seven iki arkadaş, mezuniyetlerinin ellinci yıl dönümünde Berger’in isteği üzerine sessiz bir köşeye çekilir. Farklı ortamlarda yetişseler de Yahudi Soykırımı onların yıllardır konuşmaktan kaçındıkları ortak geçmişleridir. Artık yetmişlerinin sonlarına yaklaşan Yalom ve Berger için dile getirilmemiş acılarla yüzleşme vakti gelmiştir. 
Macaristan’daki Yahudi Soykırımı’ndan sahte Hristiyan kimliğiyle sağ çıkan Berger, yakınlarını kaybetmenin ve öldürülen insanlara yardım edememenin neden olduğu duyguları yaşamı boyunca tehlikeyle iç içe yaşayarak, onu kontrol altında tutmaya çalışarak ve kendini hayat kurtarmaya adayarak bastırmıştır. Ancak iş için gittiği Venezuela’da burun buruna geldiği tehlike, acılarını tetikleyerek bir kâbus görmesine yol açar. İki yakın arkadaşın arasındaki uzun sessizliğin sonu da işte bu kâbus olmuştur. 
Yalom, yaşadığını hissetmek için sadece çarpan bir insan kalbini avuçlarında tutmaya ihtiyaç duyan bir adamın anılarını bizlerle paylaşıyor. Yazarın geçmişine de kısa bir bakış niteliğinde olan Ölüm Korkusunu Yenmek, bir bastırma, yüzleşme ve iyileşme hikâyesi. ( Tanıtım Bülteninden)

#Alıntılar

"Bir şeyler oluyor…Geçmişim durmadan aklıma geliyor… İkili hayatım, gece ve gündüz , hepsi birbirine giriyor. Konuşmamız gerek."

"Hareket ve verimlilik, depresyonunu hızla sona erdirirdi."

"Hayatta kalmakla o kadar ilgiliydim ki ölümü düşünemiyordum bile."

"..Birbirimize takılmamızın büyük bir sevgi işareti olduğundan emindim; belki de birbirimize yakın olmak için bulduğumuz tek yoldu.."

"Ben yaptığım işten zevk alıyorum.Bundan daha önemli ne olabilir ki?"
56 syf.
·1 günde·Beğendi·9/10
Güzel bir Pazar Çerezi. Böyle kitaplara Pazar Çerezi diyorum ben. Şayet çok ince ise ve okuduklarım arasında uzun süre onu göremeyip, "Bu neymiş ya?" dedikten bir saat sonra bitirdiysem o bir Pazar Çerezi'dir.
Yalom'un bir doktor oluşundan mütevellit ilk okuduğumda kitaplarından zevk alamayacağımı düşünmüştüm ama edebiyata bu kadar hakim olduğunu bilseydim daha erken okumaya başlardım.
Velhasıl bu kitabı beklentimin üzerindeydi.
Hayatımın bir döneminde Yahudi soykırımıyla ilgili şeyleri okuyamadım, hatta herhangi bir soykırım sürecini okuyamadım. (Bu süreci Tanrılardan İnsanlara Sapiens'le atlatmış olmam olası.) Size soykırımın psikolojik etkilerini anlatmanın yanı sıra korkularınızın veyahut tereddütlerinizin nasıl geçmişle bağlantılı olabileceğini anlatan bir kitap.
İyi okumalar.
https://open.spotify.com/...HT7-kyTsi5WTmI_MbEQg
İnsanın tıp alanında Tolstoy'a ve Dostoyevski'ye en yakın olabileceği alanın psikiyatri olduğunu düşünüyordum.
Oyun bittiğinde, oyun nasıl biterse bitsin bütün taşlar aynı kutuya konur.
Irvin D. Yalom
Kabalcı Yayınevi, Arka Kapak, İtalyan Atasözü
Ölüm anında " ah keşke "li bir cümle kurmamak için bizim için " asıl " önemli olanın ne olduğunu " şimdiden " görmeliyiz.
Irvin D. Yalom
Kabalcı Yayınevi, Arka Kapak

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Ölüm Korkusunu Yenmek
Baskı tarihi:
17 Ekim 2017
Sayfa sayısı:
104
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786052993095
Kitabın türü:
Orijinal adı:
I’m Calling the Police
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
Baskılar:
Ölüm Korkusunu Yenmek
Ölüm Korkusunu Yenmek
“Bir şeyler oluyor…

Geçmişim durmadan aklıma geliyor…

İkili hayatım, gece ve gündüz, hepsi birbirine giriyor.

Konuşmamız gerek.”

Yalom kalbi kırıkları iyileştiren bir psikiyatrist, Robert Berger ise kalp cerrahıdır. Tıp fakültesinde birlikte okuyan ve birbirlerini çok seven iki arkadaş, mezuniyetlerinin ellinci yıl dönümünde Berger’in isteği üzerine sessiz bir köşeye çekilir. Farklı ortamlarda yetişseler de Yahudi Soykırımı onların yıllardır konuşmaktan kaçındıkları ortak geçmişleridir. Artık yetmişlerinin sonlarına yaklaşan Yalom ve Berger için dile getirilmemiş acılarla yüzleşme vakti gelmiştir.

Macaristan’daki Yahudi Soykırımı’ndan sahte Hristiyan kimliğiyle sağ çıkan Berger, yakınlarını kaybetmenin ve öldürülen insanlara yardım edememenin neden olduğu duyguları yaşamı boyunca tehlikeyle iç içe yaşayarak, onu kontrol altında tutmaya çalışarak ve kendini hayat kurtarmaya adayarak bastırmıştır. Ancak iş için gittiği Venezuela’da burun buruna geldiği tehlike, acılarını tetikleyerek bir kâbus görmesine yol açar. İki yakın arkadaşın arasındaki uzun sessizliğin sonu da işte bu kâbus olmuştur.

Yalom, yaşadığını hissetmek için sadece çarpan bir insan kalbini avuçlarında tutmaya ihtiyaç duyan bir adamın anılarını bizlerle paylaşıyor. Yazarın geçmişine de kısa bir bakış niteliğinde olan Ölüm Korkusunu Yenmek, bir bastırma, yüzleşme ve iyileşme hikâyesi.

“Yalom nadir görülen bir kombinasyona sahip; hem bir sanatçı hem de coşkulu bir bilim insanı.”

-San Francisco Chronicle -

Kitabı okuyanlar 319 okur

  • Nazlı erkoyuncu
  • to be rosie
  • GAMZE UYAR
  • Faik Dinçsoy
  • Betül şen
  • Yunus emre açar
  • Nazlı
  • Serdar Görkem Saka
  • Öznur SONDÜL
  • Naz Ölçal

Kitap istatistikleri (Bütün baskılar)

Bu baskının istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%5.6 (6)
9
%2.8 (3)
8
%2.8 (3)
7
%4.6 (5)
6
%2.8 (3)
5
%1.9 (2)
4
%0.9 (1)
3
%0
2
%0
1
%0