Sizi düşündüm mü -her zaman da düşünürüm- etimin, ruhumun derinliklerine kadar, sizin olmanın anlatılmaz sarhoşluğunu duyarım, size kendimden daha çok şey vermenin karşı konulmaz gereksinimini duyarım. Kendimi kesinlikle size adamak isterdim, çünkü insan sevdi miydi, en iyisi vermektir, her zaman vermek;
yaşamını, düşüncesini, bedenini, elindekileri, her şeyi, her şeyi vermektir, en iyisini verdiğini, daha da fazlasını verebilmek için her şeyi tehlikeye atmaya hazır olduğunu duymaktır.
En iyi şarabı içer gibi, usul usul, sözcük sözcük içine sindir bu şiiri, bırak kendini, sarhoş ol, içlen. Yüreğinin söyleyeceklerini dinle. Sonra kitabı kapat, başını kaldır, düşün, düşlere dal...
Kontes ağır ağır ellerini uzattı, ressamın ellerini tuttu, sonra her sözcükte içi parçalanırcasına, ''Dikkat edin dostum,'' dedi, ''kızıma tutulmak üzeresiniz.''
Hiçbir şey düşünmeden, alışılıp sonra yoksun kalınmış iyi bir şey gibi onun görünüşüyle doyarak, susuzların su içişi gibi onu huzurla içerek bakıyordu.