Voltaire’nin (ölmüş kedisi) o dingin ve huzurlu -acıdan tamamen yoksun- haline bakarken karanlıkta belirmeye başlayan ve kaçışı olmayan başka bir his daha vardı içinde. Kıskançlık.
…ağır sözler sarf ederek lafı gediğine koymayı tercih ederdi, bu sözleri büyük bir ciddiyetle söylerdi tıpkı bir televizyon dizisinin son bölümünde rol yapan oyuncular gibi…
Şuracıkta kafalarını böğürlerine sarkıtanlara bir bakın; bedenlerini ve zihinlerini felsefe gibi ağır bir işle uğraşarak heder etmiş şu yiğitlere bakın hele, gençliklerinin son demlerinde yaşlanmışlar bile.