Sinan Akyüz’ün okuduğum ikinci kitabı oldu Piruze. Şam’a gelin giden bir genç kızın, severek evlendiği kocasıyla zamanla arasının açılmasını ve kocasının onu aldatmasıyla hayatının alt üst olup çocuklarından ayrı kalmasının hikayesini anlatıyor. Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlanması beni derinden etkiledi. Piruze’nin kocasının aldatması bir yana, 1 haftalık şöförün, kocasına Piruze sizi aldatıyor diye iftira atıp, dövdürmesi bir yandaydı. Ne zorluklara katlanmış Piruze. Her şeye rağmen başını dik tutmuş, kendi ayakları üstünde durabilmiş. Okumak isteyenler sayfa sayısından çekinip ertelemesin, kitap akıp gidiyor.
“Hayat hep haksızlıklarla mı dolu? İnsan olmak, insan yerine konmak için biz kadınların hep esip gürlemesi mi gerekiyor? İçimizdeki suskunluklarla dolup taşan yüreğimize kim su serpecek?”