Ömer Hayyam'ın dörtlüklerini çok severim. Kitap olarak hep elimin altında bulunması ve arada açıp okumak da çok güzel. O kadar harika ve düşündürücü bölümler var ki defalarca okudum bazı rubaileri. İnsanların Hayyam hakkında olan güzellikleri, başarılarını görmek yerine sadece içtiği şaraba takılması üzücü. Bu, kitabı ilk okumam değildi ve son da olmayacak. Okuyan herkese de keyifli okumalar dilerim
Kitabın insanda bıraktığı hissiyatı anlatabilecek kelimelere sahip değilim. Yazar kelimelerin büyüsünü kullanarak o kadar güzel betimlemeler yapmış ki hayran kalarak okuduğum bir kitap oldu. Kitabın sadece bölüm başlıklarını okuyarak bile ne kadar zengin bir dil kullanıldığını fark edebilirsiniz. Sınav döneminde olduğum için kitap okuma alışkanlığımı yavaş yavaş kaybetmeye başladığım bir dönemde olmama rağmen kitap o kadar akıcıydı ki başından sonuna kadar severek okudum. Lale, Kaya ve diğer karakterler hepsi birbirinden değerli benim için. Nasıl olduğunu anlamadığım bir şekilde tüm karakterlere çok ısındım. Cümleleri okurken fazla bir çaba sarf etmenize gerek kalmadan okuduğunuz her cümle bir film gibi gözünüzde canlanıyor. Anlatılan her detayı gerçekten görüyor gibi hissediyorsunuz. Belki de kitapla ve karakterlerle bu kadar bağ kurmuş olmamın sebebi budur. Araştırdığım kadarıyla yazarın başka bir kitabı yok ama bundan sonra bir kitap çıkarırsa kesinlikle onları da okumak isterim. Eğer bir kitap arayışındaysanız bu kitabı herkese tavsiye ediyorum.
Merhabaa
Uzun zaman sonra şiir okumak o kadar iyi geldi ki..
Şiir okumayı da dinlemeyi de çok severim aslında ama son zamanlarda hiç vakit bulamıyorum.
Yoğunluğun arasında küçük şiir molaları vermek çok güzel oldu. Dışarıda yağan kar, yanında sıcak kahve ve elinde bu kitap.. ne kadar huzur verici olduğunu hissedebiliyor musunuz?..
Kitap sayfa sayısı olarak kısa ama duygu yoğunluğu olarak en az iki günde okumak gerekiyor bence. Bazı şiirleri tekrar tekrar okudum. Bazılarında kendimi buldum, düşündüm. Kitabın içindeki her şiir birbirinden güzeldi.
• Yaşamışım diyorum
Ama nefes aldım mı bilmiyorum
Koşuşturmacanın ortasında... (39)
• Rengim neyse o olmalıyım
Boyanmamalıyım sahteliklerle,
Tek rengim olmalı asilce
Gürültüsüne karışmadan şehrin,
Uçmalıyım sessiz ve kedersizce. (31)
• Gördüm insanın en çok neye tutunursa en dibe yine onun çektiğini,
Anlatılamadı, anlaşılamadı tevazu göstermenin bir koz olarak verilmediği,
Ve insanı eksiltmediği... (27)
• Ne büyük çılgınlık cinnet geçirilecek olayların karşısında insanoğlunun sakin kalışı (21)
Sevdiğim dizelerden birkaçı..
Tüm şiir severlerin de bu kitabı okumasını tavsiye ederim.
Yazarımıza da teşekkür ederim. Umarım kendisini daha büyük yerlerde de görürüz ve başka kitaplarını da okuyabiliriz. Yasin Kaya
Yazar bu kitabı Endülüs'ün en karışık ve sıkıntılı olduğu dönemlerde kendi yaşadığı zorluklardan yola çıkarak yazmış. O yüzden o dönemin özellikleri göz önünde bulundurularak okunması gerekiyor.
Ben kitabı fazla sevmedim çünkü çok yüzeysel konulardan bahsedilmiş. Okurken beni çok etkileyen tekrar tekrar okuduğum herhangi bir cümlesi olmadı. Birçok konuda tekrara düşmüş, farklı başlıklar altında da anlatmış ve anlatılan konular şu an satılan birçok kişisel gelişim kitabında da okunacak olan yazılar.
O dönemki halka verilen tavsiyeler şu an bizim halkımız için de geçerli ama fark şu ki, bunları zaten çoğu insan biliyor ve her yerde de karşısına çıkabilecek cümleler.
Okurken şunu da fark ettim, o zaman yaşanan sıkıntılar neyse şimdi de aynıları devam ediyor. Aslında dünyada var olan şeyler hiç değişmemiş, insanlar da sorunlar da hep aynı..
Okuyacak olanlara keyifli okumalar dilerim