Sokrates'e göre aşk,güzeli aracı olarak kullanarak çoğalma isteğidir.
Fakat bu hazzın insana verdiği o acayip gıdıklama nedir?Zenon'u,Kratippos'u düşürdüğü o delice,budalaca,saçma sapan haller,bizi sürüklediği o uygunsuz azgınlık,aşkın en tatlı anında o alev saçan,kudurmuş,zalim surat,sonra nedir o birden kabarıp böbürlenme,bu kadar çılgınca bir işin içinde o ciddileşip kendinden geçme?Hem niçin hazlarimizla pisliklerimizi iç içe geçirip hep bir yere koymuşlar?Ne diye insan hazzın son kertesinde acı çeker gibi,ölecek gibi inliyor?
Bunlara bakınca,Platon'un dediği gibi,tanrıların insanı kendilerine oyuncak diye yarattıklarına inanacağım geliyor.
Atinalı Demades'in dediği gibi,doğrudan asla ayrılmıyorum.Ruhum bir yerde durabilseydu,kendimi sınamakla kalmaz,bir karara varırdım:Ruhum,devamlı bir arayış içinde...