"Önce, gözünü perdeleyen gözyaşlarından pek bir şey göremezdi. Sonra gözyaşları diner ve bulutları seyre dalardı. Neyi görmek istese gösterirdi bulutlar."
Kitap New York'tan Buenos Aires'e
yolcu gemisinin hareket etmesiyle başlar. Bu gemide son zamanların en ünlü satranç oyuncusu Mirko Czentoviç bulunmaktadır.
Czentoviç küçük yaşta fakir babasını kaybetmiştir. Babası öldükten sonra da bakımını yaşadığı kasabanın rahibi üstlenmiştir.
Bir gün rahip ve kiliseye gelen bir jandarma satranç oynamaya başlar. Czentoviç'te onları izlemektedir. Rahip apar topar biri tarafından çağırılınca oyunu Czentoviç tamamlar ve jandarmayı yener. Bunu üzerine rahip onu ana meydanda ki kavheye götürerek ordaki satranç oyuncularıyla oynatır. Üst üste galibiyetler alan Czentoviç bu günden sonra satranç eğitimi almaya başlar ve bu süreç dünya şampiyonu olmasına kadar gider.
Czentoviç çevresi tarafından yavaş, tembel, uyuşuk, küçük hesaplar peşinde koşan bir açgözlü olarak görülmektedir. Böylesine önemli başarılar gösteren birinin bu kadar sığ biri olması insanların hem tepkisini hemde merakını cezbetmektedir.
Bir gün gemide satranç oynaması için teklif alır. Karşısındakini kolayca yener. Fakat rakibi bir karşılaşma daha oynamak ister ve yeniden oynarlar. Tam yine yenilecekken esrarengiz bir adam gelip Czentoviç'in rakibine yapacağı hamlelerde akıl verir. Bu sayede oyun berabere biter. Oyun bitiminde bu yabancıya Czentoviç'le oynaması için teklifte bulunulur. İlk başta kabul etmesede sonradan kabul eder.
Bu yabancının adı Dr. B.'dir. Dr. B. Avusturya'da Gestapo tarafından tutuklanıp 4 ay boyunca bir otel odasında çok ciddi bir şekilde işkence görmüştür. Onu bir otel odasına kapatıp hiçliğin ortasına bırakmışlardır. Dr. B. ilk zamanlar anlamasa da aslında yapmak istedikleri onu bu hiçlikte delirtip her şeyi itiraf etmesiydi. Dr. B. bir gün sorgu odasında bir kitap bulur ve onu çalar. Kitap satranç karşılaşmalarını anlatmaktadır. Hiçlikte
SatrançStefan Zweig · Ren Kitap · 2017279,5bin okunma