Gökyüzünden yaklaştım
saçlarının kızıl parıltısına.
Toprak ve buğday ya benim yapım,
az daha yaklaşmaya göreyim
ateşin tutuştururda kendini içimde
yakar kayaları ve unu.
Bu yüzden çıkacak gibi olur yerinden
ekmek olur kalbim
onu yutacak ağzına,
senin için saklanmış şaraptır benim kanım.
Sen ve ben toprağız meyveleriyle.
Ekmek, ateş kan ve şarap;
Dünyevi bir aştır bizi saran.
Sana büyük caddelerin birinde rastlasam
Elimi uzatsam tutsam götürsem
Gözlerine baksam gözlerine konuşmasak
Anlasan
Elimi uzatsam tutamasam
Olanca sevgimi yalnızlığımı
Düşünsem hayır düşünmesem
Senin hiç haberin olmasa
Senin hiç haberin olmaz ki
Başlar biter kendi kendine o türkü
Yağmur yağar akasyalar ıslanır
Bulutlar uçuşur geceleyin
Ben yağmura deli buluta deli
Bir büyük oyun yaşamak dediğin
Beni ya sevmeli ya öldürmeli
Yan garipliğine yürek yan
Gitti giden
Biliyor musun? az az yaşıyorsun içimde
Oysaki seninle güzel olmak var
Örneğin rakı içiyoruz, içimize bir karanfil düşüyor gibi
Bir ağaç işliyor tıkır tıkır yanımızda
Midemdi, aklımdı şu kadarcık kalıyor.