şeyma

lan'in gözleri beni tartmak istercesine üzerimde gezindi. Oturdugumuz andan bu yana tüm dikkatinin bende oldugunu sanmıştım ama yanıldığımı fark ettim. İlk defa, beni gerçekten görmek istiyormuş gibi bakıyordu. Beni inceliyor ve ölçüp biçiyordu. Onun hakkındaki ilk izlenimim -ilgisiz, mesafeli- aninda uçup gitti. Bedeninden etrafina yayilan bir şey var gibiydi resmen: omurgamdan yukari tırmanan o sıcak, karıncalanma hissi.
Sayfa 32·Kitabı okudu
1000k
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Love u
Veda vaktim gelmişti, sonum yakındı ve... "Hannah. Yanına geliyorum." Gözlerim fal taşı gibi açıldı. Artık rüya görmüyordum..
Sayfa 9·Kitabı okudu
Romantik
Kendi eylemlerime güvenimi yitirmiştim. Sebatsız ve kararsızdım. Yaşım ilerledikçe, değersizliğimin kanıtı olarak önüme sürdüğün malzeme büyüyordu; gitgide bir bakıma gerçekten haklı çıkıyordun. Senin yüzünden böy­le olduğumu savunmaktan bir kez daha sakınırım; sen yalnızca olanı arttırıyordun, ama çok arttırıyordun, çünkü karşımda çok kudretliydin işte ve bütün kudretini bu yönde kullanıyordun.
Sayfa 16·Kitabı okudu
1000Kitap
Böylece dün­ya benim için üç parçaya bölünmüştü: Bunlardan biri benim köle olarak, yalnızca benim için uydurolmuş ve hiçbir zaman üstelik nedenini asla bilemeden bütü­nüyle yerine getiremediğim kurallar altında yaşadığım dünyaydı; sonra benden sonsuz uzakta olan, içinde senin yaşadığın, idareyle, komutların dağıtılmasıyla ve bunla­rın yerine getirilmemelerine kızmakla uğraştığın ikinci bir dünya vardı; son olarak da diğer insanların mutlu, buyruklardan ve boyun eğmekten bağımsız olarak yaşadıkları üçüncü bir dünya. Ben her zaman yüzkarasıydım; ya senin komutlarını yerine getirirdim -bu yüzkarasıydı, çünkü komutlar benim için geçerliydi- ya da dikka­falılık ederdim ve bu da yüzkarasıydı, çünkü nasıl olur da sana karşı dik kafalı davranabilirdim; ya da örneğin senin gücüne, senin iştahına, senin becerikliliğine sahip olmadığım için sana itaat edemezdim, ama sen yine de doğalmış gibi bunları beklerdin benden; tabii en büyük yüzkarası buydu. Çocuğunun düşünceleri değil ama duy­guları bu yönde hareket etmekteydi.
Sayfa 12·Kitabı okudu
Edebiyat
Ellerimdeki kan ve atın böğründeki ter de öyle. Parke taşları sonbahar başlangıcının güneşiyle ısınacak, nefesim sabah havasında artık bulutlar oluşturmayacaktı. Kız gitmiş olacaktı ve döngü tekrar başlayacaktı. Ben on sekiz yaşına yeni girmis olacaktım. Üç yüz yirmi yedinci kez..
Sayfa 12
Alıntı