"...Beni anlamaya çalışma anlaşılmazım. Beni çözmekle uğraşma sadece izle. Ben tüm dengeleri tek tek bozarken sen arkamda durarak seyircim ol. Hani olmaz da, yine de olursa, küçük bir ihtimal yorgun düşüp tökezlersem beni tutmak için tam arkamda durduğunu bilmeliyim..."
Diyorlar ki hayaller uçuruma benzer. Öyle bir manzarası vardır ki aldanırsın ona. Önceleri bakarsın sadece, bilirsin sonuna gitmemen gerektiğini. Ama manzaranın büyüsüne kapıldıkça yaklaşırsın. El uzatmak istersin, o manzaranın bir parçası olmak. İşte o zaman bir bakarsın ki uçurumun kenarındasın. Tam ucunda... Ya döneceksin ve uzaktan izlemeye devam edeceksin ya da bırakacaksın kendini. Ben nerdeyim bilmiyorum, emin değilim. Ama daha düşmedim, çakılmadım. Düşenlerden bazıları çakılıyor, bazılarını ise... Belki bir kuş yakalıyor, belki aşağıda bir çıkıntı var, belki de deniz... Kim bilir? Ama ben daha çakılmadım. O yüzden belki de bu kadar uçkuru hayallerim var. Mesela Ay'a dokunmak. Bazen elimde bir fırça varmış gibi göğü boyarım. Gözümü kapatır hayal ederim çizdiklerimi. Sonra gözümü açar ve resmime bakarım. Allah'ın yarattığı şahesere. Bazen bir orkestra şefi olurum. Şarkılara ritim veririm. Bazen sesi olurum şarkıların. Bazen çocuk olurum kaldırımın kenarında ipteymiş gibi yürürüm. Bazen acı olurum. Onun sesini duyururum. Bazen şemsiyem olmasa da şemsiyem varmış gibi yaparım. Bazen yağmura kızarım: neden yağıyorsun? Bazen güneşten kaçarım yakar beni diye. Arkadaşım vampir misin sen der. Gülerim. Evet derim. Bazen gece olurum. Susarım, hem de öyle bir susarım ki kimse konuşturamaz. Bazen fotoğrafçı olurum. Mükemmel fotoğraflar çekerim. Bazen de... Böyle işte her şey olurum. Denerim her şeyi. Ve bilirim hayal olduklarını. Onlarla eğlenmeye bakarım. Bu yüzden kurun, hayal kurun. Saçma da olsa yapın. Çünkü bunları yaparken birçok insan gördü beni. Kimse bakmadı bile bana. Bakanlar da oldu tabii. Rolden çıkmadım. Yoluma devam ettim. Çünkü ben sahnedeydim, onlar da benim seyircim. Deneyin sizde. Deneyin. Benden bu kadar. Geceler sizinle olsun.
Reklam
"beni anlamaya çalışma, anlaşılmazım. Beni çözmekle uğraşma, karmaşığım. Sadece izle. Ben tüm dengeleri tek tek bozarken sen arkamda durarak seyircim ol. Hani olmaz da yine de olursa, küçük bir ihtimal yorgun düşüp tökezlersem beni tutmak için tam arkamda durduğunu bilmeliyim. Maral Atmaca Medusa’nın Ölü Kumları 2
Ders çalışırken en yakın seyircim olan uykuya tatilde ulaşamıyorum. Nerede bu hain söyleyin hemen gelsin🤡
Seyircisiz oynana maçta gibiyim.ben kazanıyorum ama yoksun. Bu hayatta bir şeyler istediğim gibi oluyor yoksun. Ben bir şeyden memnun kalıyorum yoksun. Beni alkışlayan tezahüratlayan kimse yok. Nerede benim tek dişilik seyircim. Neden beni görmeye gelmedin. Bu hayata neleri sığdırdım görmeyecek misin. Neler beni güldürdü görmeyecek misin. Ben neydim ne oldum görmeyecek misin. Bir insan hiç değişmez mi ben çok değiştim , değişmeyenleri uydurdum .sen görmeyecek misin. Halim ortada.. ortalığa saçıldıysa ben saçtım sen göresin diye. Senin dikkatini çeker diye durmayıp koşar gelirsin diye yaptım. Gelmeyecek misin. Seni ne tutuyor hala. Hani özgür kadın imajın. Hani kendinden ödün vermez tarafın. Bana bekarken cik cik ötüyordun. Evlenince bir yerine mi kaçtı cesaretin. Sylvia plath ın kemikleri sızlıyor. Nilgün marmara senden utanıyor. Virgina woolf adını bile ağzına almak istemiyor. Nato kafa nato kadın kafası. Değiştiremiyorsun. Ben kırdım bir yerlerimi . sen neredesin. Gelmeyecek misin. Bir hastane odasından çıkıyorum poşette kirlilerim.Elimden almayacak mısın.Bunları da mı bana taşıtacaksın .Bir taksi çevirmeye yeter mi ehliyetim. Sayende kişiliksiz kaba ve hastaneliğim.. bana yeniden o medeni cesareti vermeyecek misin. Kanun namına onunsun. Bir pasaportun bile yok.
Edebiyat
Reklam
Reklam