Nasıl bir zaman girdabındayız ki zihinleri küf tutmuş birilerine eğlenmenin, ağız dolusu kahkahayla gülmenin, kaygısızca dans etmenin, delice sevmenin, şarkı söylemenin günah olmadığını anlatmaya çalışıyoruz...
"Çok empati kuruyorsunuz başkomiserim,"
dedi samimi bir tavırla.
"Ne dünya bu kadar hassasiyeti kaldırır, ne insanlar bu kadar inceliği. Hakikat çok daha basittir, çok daha acımasız. "
Hayat insanı her şekilde sınar. Bazen vazgeçmen gerekir, bazen düşmen. Umutla girdiğin yollardan bir sokağa çıkmaman gerekir. Acıya karşı hissizliği öğrenmek için. Olmadığında zorlamamak için. Bazen büyümek gerekir. Yokuşlardan düşmek, tekrar ayağa kalkabilmek için.
Ben huzurla devam etmek istiyorum.
Yani huzur dediysem her şeyin mükemmel gittiği bir hayattan bahsetmiyorum. Suistimal edilmediğim, korkmadan sırtımı yaslayabildiğim, kim daha çok çabaladı yarışı olmadan, anladığım, anlaşıldığım taktiksiz sade bir hayat istiyorum.