şeyma çakıroğlu

-Yüce padişah! Eğer bu saydığın bilginler sadece anlattığın şeyleri biliyorsa, onların pek bir şey bildikleri söylenemez. -Neden ? -Çünkü bilgi tehlike ile ölçülür. -Ne demek bu? -bilge doğru olmak zorundadır ve Bilgin, hata yapmaktan ölümden korkar gibi korkar. Sizin bilginleriniz hata yapmaktan korkuyorlar mı? -doğrusu bundan pek emin değilim. Ama önce ne demek istediğini iyice anlat bana. Müneccimleriniz ya da medrese hocalarımız bir hata yaptıklarında sözgelimi cezaya çaptırılırlar mı? Hata yapmaktan korkmuyorlarsa belki de hatanın cezasından korkuyorlardır. - ‘’Hayır. Onlar cezaya çarptırılmaz. Çünkü onlara Bilgin diye saygı duyarız’’. -‘’ Öyleyse onların doğru düşünmeleri için yeterince şart yok demektir. Çünkü onlar doğru düşünseler de düşünmeseler de nasıl olsa saygı göreceklerine, tehlikeye düşmeyeceklerini bildiklerinden hatadan da korkmazlar. Ama, mesela tüccarlar öyle mi? Bu mesleğin adamları doğru düşünmedikleri anda iflas ederler. Benim gibi casuslar da hata yapar yapmaz yakalanıp asılırlar. İşte bu yüzden, hata yaptığı anda servetini, hatta canını kaybedebilecek olmayan insanların fikrine güvenilmez. çünkü malı, canı, sevdikleri tehlikede olmayan biri doğru düşünemez. Bilgi tehlike ile ölçülür dediğimde kast ettiklerim bunlardı
Sayfa 135·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir gün oğlum olursa ona ilk öğreteceğim şey, gönül almak için uğraşmanın erkek gururundan hiçbir şey götürmeyeceğidir.
Beni anlamadın demiyorum. Beni anladın. Zeten en kahreden acı da buydu. Sen beni anladın ve anladığın halde canımı yaktın.
Başıma gelen en iyi şey, acı çekmeye alışmaya başlamamdı.
Oysa büyük, çok büyük üzüntüler yaşadığında, ilk güçlü sarsıntılardan sonra insan hep uyumak ister. Ölüme mahkum olanların son gece çok derin uyudukları söylenir.
Sayfa 51·Kitabı okudu