1.Bölüm
Ben çok erken yaşta çok fazla okumaya ve düşünmeye başladığımdan dinden vazgeçmem çok erken ve bilinçli bir vazgeçiş oldu 16 yaşımdan itibaren dua etmeyi bıraktım, kiliseye gitmeyi ve oruç tutmayı kendi İsteğimle terk ettim. Çocukluğumdan başlayarak bana bildirilmiş olanlara inanmayı bıraktım ama yine de inandığım bir şey vardı. Tanrı Red etmiyorum ama bu hangi tanrıydı işte onu söyleyemezdim. (4-5)
İnancımın, hayvani içgüdüler dışında hayatıma yön veren tek gerçek inancımın, o sıralarda mükemmelleşme inancı olduğunu apaçık görüyordum. Ama mükemmelleşme neydi ve mükemmelleşmenin nasıl bir amacı vardı, bunuda söyleyemezdim.
Kendimi zihinsel olarak mükemmelleştirmeye çalışıyordum, öğrenebileceğim ve hayatın karşıma çıkardığı her şeyi öğreniyordum, irademi mükemmelleştirmeye çalışıyordum, uyumaya gayret edeceğim kurallar koyuyordum kendime, her türlü alıştırmayla gücüme ve becerilerimi geliştirerek, her türlü her türlü Yoksunlukla dayanıklı ve sabırlı olmayı öğreterek kendimi fiziksel olarak mükemmelleştirıyordum. Bunların hepsini de mükemmelleşme olarak görüyordum. Hepsinin temeli elbette ahlaki mükemmelleşmeydi, ama kısa sürede onun yerine genel olarak mükemmelleşme, yani sadece kendi kendimin ya da tanrının karşısında daha iyi olma isteği değil, diğer insanlar karşısında daha iyi olma isteği aldı. çok kısa bir süre sonra da insanlar karşısında daha iyi olma isteği, yerine başka insanlardan daha güçlü olma, yani başkalarından daha ünlü, daha önemli, daha zengin olma isteğini bıraktı.
İyi insan olmayı bütün kalbimle istiyordum, ama gençtim, tutkuların vardı, iyi aradığım o günlerde yalnızdım, yapayalnızdım. En içten isteklerimi oluşturan bir şeyi, yani ahlak açısından iyi bir insan olmak istediğimi ne zaman göstermeye çalışsam küçümsemelerle, olaylarla