Hikaye aslında Sencer'in ailesinde önceden yaşanan cinayet ve yasak ilişkileri polisiye tarzda aslında yazar olan Sencer'in dilinden anlatıyor.Sonra Sencer'in karısı kaçırılıyor ve onu bulma çabası,daha önceki yasak aşkı,ailesiyle bir konakta birlikte yaşarken yaşananlar var bu kitapta.
Kitabı beğenmedim.Saçma bir şekilde araya giren eski zamandan kalma hikayeler,hikaye anlatımındaki alakasız olay örgüsü hikayeye odaklanmayı zorlaştırıyor.Gereksiz kelimeler kullanılarak araya giren bu bölümler uzatılmış ve sayfayı çeviriyorsunuz asıl hikayeye dönmüşsünüz ama en son nerede kalmıştım diye tekrar geriden okumak zorunda kalıyorsunuz,bu beni çok zorladı.Akıp giden bir hikaye okumadım sürekli bir ileri bir geri ittire ittire okuduğum bir işkenceye dönüştü.Olay örgüsü karmaşık diyeceğim ama örgü bile daha düzenli yapılır.
Üstelik kadına yönelik yaş veya kimlik fark etmeden kullanılan negatif,kadınları aşağılayıcı,cinsiyetçi ve terbiyesiz tabirler,tanımlamalar,şiddeti anlatan cümleler ve cinselliği alenen kelimelere bu kadar rahatça dökmesi bana bu yazarın pek de edebi olmadığını hissettirdi.Kadın karakterlerin çoğunu görünüşüyle ve giydikleri kıyafetlere bakarak yargılayıcı ve cinsiyetçi bir de sapıkça üslupla anlatmış yazar ve bu çok çirkin bir durumdu.
Ayrıca kitapta sürekli Sencer diye bir anlatıcının yazar olduğundan bahsediliyor.Hikaye bu ya,Sencer de aynı bu kitabın karmaşıklığı gibi olayları karıştırarak anlatıyor ve yine hemen her yerde cinayetleri,olayları çözen bir Sherlock'muş gibi kendi kendine övünüyor ve bu durum bana çok sıkıcı geldi.Okuyucu olarak beğendiysek övmeyi biz yapmalıyız ama hikaye icabı dahi olsa yazarın kendi kendini övmesi okuyucu olarak bana çok doğru gelmedi.Bir daha okumam bu kitabı da yazarı da.Okuyacak olanlara tavsiyem beklentiniz
Kitabı beğendim öncelikle iki kişilik bir yaşamda beden ve ruh ayrımını çok iyi yansıtan bir eser olduğunu düşünüyorum.Karakterlerdeki ayrışma ve davranışlar beden ve ruh kimliğine göre değişiyor.Bir bedende iki birey...Gerçek insanlar ile dünyayı ele geçiren her bakımdan iyi davranmaya programlı robot gibi hareket eden ruhlar ve onların ele geçirdikleri hayatlar...Distopik bir eser aslında.İnsanlardaki kötü davranışların eleştirildiği ve yaratıkların iyi davranmaya endeksli oluşu etkileyiciydi.Ruh göçü ve daha neler neler...Farklı bakış açılarından bakma fırsatı buluyorsunuz.Sürükleyici bir eser öyle ki elinize alınca uzun süre kendini okutmayı başaran bir hikayeye sahip.Tavsiye ederim herkese iyi okumalar :)
Kitapta Delikanlı adıyla hikayede geçen karakter kendi amacı ve doğruları ile hayatın akışı arasında sıkışıp kaldığını hissediyor.Arkadaşları tarafından pek sevilmeyen aşağılanan bir karakter.Nasıl hayatta kalacağını ve para kazanma yollarını bulmaya çalışırken gerçek babası,annesi kızkardeşi ile bozuk olan iletişimini geliştiriyor ve daha farklı açıdan bakıyor hayata.Sonlara doğru bir sürpriz var romanda.Baba ile delikanlının ortak tanıdığı biri ile ilgili gelişen olaylar aktarılmakta.Baba Versilov'un rahat yaşantısı ve onu her zaman evde bekleyen ve her hareketini kabul eden zavallı bir kadın anlatılıyor.Bu kısım bana kadınların gururlarını ayaklar altına alan erkekler hakkında geniş bir açıdan bakmamı sağladı.Kızkardeşinin beklenmedik maceraları,baba Versilovun ilginç aşk hayatı ve sosyetedeki konumu,Delikanlının eskiden okuldan tanıdığı bir arkadaşına rastlaması ve alkollüyken her şeyi anlatması sonrası olayların karışması .... Daha çok anlatılacak kısım var ancak okuyacak olanları engellemek istemiyorum.Bu kitaptan birkaç alıntı paylaşmak isterim:
Benim amacım yalnızlık köşeme çekilmektir.
Şimdiki zaman orta insanın parlak zamanı,duygusuzluğun,terbiyesizliğe saygının,tembelliğin,iş kabiliyetsizliğinin,armut piş ağzıma düş deyince her şeyin önüne gelmesini istemek ihtiyacını duyan bir neslin devridir.Kimse bir şeyin üzerinde durup düşünmüyor,kendine bir amaç edinen de az bulunur.
Ucuz olan her şey ömrünü çok çabuk tamamlar.Çabuk anlaşılması o şeyin sıradan olduğunun en önemli göstergesidir.
Artık insanların yalnız yaptıkları şeylerden değil,amaçlarından bile vazgeçenleri 1 saat önce kutsadıkları şeyle alay ettiklerini de gördüm.
Bu hayatın basit doğal olabileceğine inanamıyoruz,onu fark etmeden tanıyamadan binlerce yıl hep yanından geçip gidiyoruz.
Ancak