Sayısız laboratuvar deneyinin sonucunda, Tversky, insanların gündelik yaşamda -ister kariyer ve evlilikte ister kumar masasında olsun- risk alırken olası kazanımlardan çok kayıplara önem verdiği sonucuna vardı:
“İnsanlar olumludan çok olumsuz uyaranlara karşı duyarlıdır... Sizi mutlu edecek birkaç şey varken, kendinizi kötü hissettirecek sayısız etken bulunur.”
Tversky ve meslektaşı Daniel Kahneman, korkunun matematiği olarak adlandırılabilecek bu alanı aydınlatmaya çalıştılar. Çalışmaları regresyon olgusuna, yani zarın ilk atılışında gelecek sayıyı doğru olarak bilmenin bir sonraki atışta gelecek sayıyı bilmeyi garantilemeyip aksine sayıların giderek sabit olmayan bir ortalamaya doğru regresyona girmesine dayanıyor; yani bir sonraki sonuç iyi de kötü de olabilir. İçinde bulunduğumuz an’ı, Tanrı değil, kör talih yönetir.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Gates’in, örneğin, hiçbir şeye uzun süre sahip olma gibi bir tutkusu yokmuş gibi görünüyor. Petrol kuyularına, binalara, makinelere ve demiryollarına ilelebet sahip olmak isteyen Rockefeller’in aksine, Gates’in ürünleri çılgın bir hızla bir çıkıp bir kayboluyor. Hiç bir şeye bağlılığının olmaması, Gates’in iş yaklaşımının özünü oluşturuyor: Gates kişinin kendisini belirli bir işe hapsetmek yerine, bir olasılıklar network’ünde konumlandırmasını savunuyor. Kendisinin acımasız bir rekabetçi olduğu herkesçe bilinen bir gerçek; milyarlarca dolarlık servetinin ancak küçücük bir kısmını hayır işleri ya da kamu yararına ayırıyor. Ancak Gates’in yaptıklarını yok etmeye istekli oluşu, onun anın gereklerine göre esneme eğiliminde olduğunu gösteriyor: Verme yeteneği olmasa da, vazgeçme yeteneği olan bir insan.
“Ancak kadınlar daha esnek çalışma saatlerine ihtiyaç duyuyordu; hangi sınıftan olursa olsun, kadınların pek çoğu yarı zamanlı çalışan, tam zamanlı annedir.”
(Anneler günü kutlu olsun.)
Bizim yolculuğumuz, hiç tanımadığınız bir insanın size içini döktüğü ve uçak inince de bavullarını toplayıp sonsuza kadar ortadan kaybolduğu, bildiğimiz Amerikan yolculukları gibi olmadı.