Şeyma

Şeyma
@seymayimben
“Çünkü hiçbir şey göründüğü, hatta yaşandığı gibi değil! Her şey hatırlandığı gibi”
Sayfa 93·Kitabı okudu
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Eğer risk almayı, bilinmeyene yolculuk olarak tanımlarsak, maceracının aklında mutlaka varılacak bir hedef vardır. Odysseus yur­duna dönmek, Julien Sorel üst sınıfa tırmanmak istiyordu. Modem risk kültürünün garip yönü, hareketsizliğin başarısızlık olarak gö­rülmesi, sabit kalmanın ölümle eş tutulmasıdır. Dolayısıyla, varıla­cak hedeften çok, ayrılma ediminin kendisi önemlidir. Bu ayrılma isteğini yaratan devasa toplumsal ve ekonomik güçler vardır: Kurumların düzensizleşmesi, esnek üretim sistemi gibi... Yani, maddi gerçekliğin kendisi de denize açılmaktadır. ‘Olduğun yerde durmak, çemberin dışında kalmak demektir.’ Dolayısıyla sürecin asıl zirvesi ‘ayrılma kararı’ gibi görünüyor; önemli olan bu kopuşa karar vermek. Risk almayla ilgili birçok araştırma, ‘insanların en büyük mutluluğu bir kopuşa, ayrılışa karar verdikleri zaman yaşadığını gösterir.’
Sayfa 91
Sayısız laboratuvar deneyinin sonucunda, Tversky, insanların gündelik yaşamda -ister kariyer ve evlilikte ister kumar masasında olsun- risk alırken olası kazanımlardan çok kayıplara önem verdiği sonucuna vardı: “İnsanlar olumludan çok olumsuz uyaranlara karşı duyarlıdır... Sizi mutlu edecek birkaç şey varken, kendinizi kötü hissettirecek sayısız etken bulunur.” Tversky ve meslektaşı Daniel Kahneman, korkunun matematiği olarak adlandırılabilecek bu alanı aydınlatmaya çalıştılar. Çalışmaları regresyon olgusuna, yani zarın ilk atılışında gelecek sayıyı doğru olarak bilmenin bir sonraki atışta gelecek sayıyı bilmeyi garantilemeyip aksine sayıların giderek sabit olmayan bir ortalamaya doğru regresyona girmesine dayanıyor; ya­ni bir sonraki sonuç iyi de kötü de olabilir. İçinde bulunduğumuz an’ı, Tanrı değil, kör talih yönetir.
Sayfa 86
Gates’in, örneğin, hiçbir şeye uzun süre sahip olma gibi bir tutkusu yokmuş gibi görünüyor. Petrol kuyularına, binalara, makinele­re ve demiryollarına ilelebet sahip olmak isteyen Rockefeller’in ak­sine, Gates’in ürünleri çılgın bir hızla bir çıkıp bir kayboluyor. Hiç­ bir şeye bağlılığının olmaması, Gates’in iş yaklaşımının özünü oluşturuyor: Gates kişinin kendisini belirli bir işe hapsetmek yerine, bir olasılıklar network’ünde konumlandırmasını savunuyor. Kendi­sinin acımasız bir rekabetçi olduğu herkesçe bilinen bir gerçek; mil­yarlarca dolarlık servetinin ancak küçücük bir kısmını hayır işleri ya da kamu yararına ayırıyor. Ancak Gates’in yaptıklarını yok et­meye istekli oluşu, onun anın gereklerine göre esneme eğiliminde olduğunu gösteriyor: Verme yeteneği olmasa da, vazgeçme yetene­ği olan bir insan.
Sayfa 64
Esneklik düzensizlik yaratır, ancak sınırlamalardan kurtulmamızı sağlamaz.
Sayfa 62