Güzelliği görmek her zaman mümkün değil. Bakmasını bilmek gerek. Acılara, hastalığa ve yorgunluğa rağmen bakılabilir. O zaman güzelliğin içinde bütün bunlara da iyi gelen bir düşünce olduğu görülür. O ‘düşünce'yi bir kere ellerine geçirmiş olanlar başlarına gelen bütün sevinçlerin ve acıların külfetine daha kolay katlanabilirler.
Serçekuş, Cahit Zarifoğlu-7 Haziran🌿
Hayat herkes için acı tatlı sürprizlerle devam ederek akıp gidiyor. Herkesin sınavı başka, herkesin derdi kederi başka. Gerçek olan tek bir şey var, o da herkesin yaşam yolculuğunda bir ya da birden fazla kez sınandığı. İşte bu sınavlar belki de kişiliğimizi şekillendiriyor. Hayatın zorluklarıyla savaşırken takındığımız tavır, hissettiğimiz duygular bizi biz yapıyor. Kimi çocuğuyla sınanıyor, kimi eşiyle-dostuyla, kimi ailesiyle kimi parasıyla kimi parasızlığıyla sınanıyor. Kimi şiddet görüyor kimi aldatılıyor. Kimi hastanelerde şifa ararken ağrılarına kimi en sevdiğini toprağa vermenin ıstırabını yaşıyor.
Ama bir taraftan güzel şeyler de oluyor. Kimi çocuğunun ilk çıkan dişine seviniyor kimi yıllardır beklediği hamile olduğu haberini alıyor kimi istediği üniversiteyi kazandığını öğreniyor kimi yıllardır süren platonik aşkına karşılık bulduğuna seviniyor kimisi ise artık başlarını sokabilecekleri ev alabildiklerine şükrediyor.
Hayat işte, bir yerlerde hüzün yaşanırken bir yerlerde bayram havası estirebiliyor. Önemli olanın "Neden ben" demek değil "Benim başıma geldiyse vardır bundan da çıkaracağım bir ders" diyebilmek, yılmamak, pes etmemek, tüm içtenliğinle sevmek olduğunu, adına deneyim denen yaşantılar bütünü sayesinde öğreniyor insan..