Sezai İşçi

Aliya İzzetbegoviç
“Diktatörlük günahı yasaklasa bile ahlaksızdır, demokrasi ona izin verse bile ahlaklıdır. Ahlakilik özgürlükten ayrılamaz. Ancak hür fiil ahlaki fiildir. Bir diktatörlük özgürlüğü, dolayısıyla seçme imkanını ortadan kaldırmak suretiyle, kendi temellerinde ahlakı sürgün etmiş olur. (…) Tarihteki tüm tezahürler ne olursa olsun, din ile diktatörlük birbirlerini karşılıklı olarak dışlar.”
Sayfa 291·Kitabı okudu
Din
Reklam
FİTNE KAVRAMININ İSTİSMARI
Klasik dönemde genel nesh teorisine şiddetle karşı çıkan tek bir âlim biliyoruz: Ebu Müslim el-İsfahani (ö. 1066). Kendisi hiç de şaşırtıcı olmayan bir şekilde bir Mu'tezile mensubu idi. Kur'an'daki farklılık gösteren ayetlerin birbirini iptal etmediğini, ancak tahsis ettiğini, yani farklı durumlara göre sınırladığını savunuyordu. Buna göre Medine'de inen savaş ayetleri, barışçıl Mekki ayetleri iptal etmiyordu. Yalnızca farklı şartlar içinde bulunan farklı bir siyasi duruma hitap ediyordu. Ancak yazdığı eser günümüze ulaşmadı. O yüzden argümanlarını yalnızca o argümanları çürütmeye çalışan ikincil kaynaklardan öğreniyoruz. Modern çağda bu tartışma yeniden açıldı. Reformcu eğilimleri olan akademisyenler -genel olarak "Müslüman modernistler" olarak adlandırılabilir- Mekki ayetlerin daha liberal ruhunu yeniden canlandırmayı umarak, nesh doktrinini sorgulamaya başladılar. Bunlardan birisi olan Sudanlı düşünür Mahmud Muhammed Taha, doktrini tersine çevirecek kadar ileri gitti. Düşünüre göre İslam'ın evrensel mesajı Mekki ayetlerdeydi. Medine'deki devletleşme ve ordulaşma ise dönemin şartları gereği ve o döneme özgüydü. Ancak bu fikri kendi ideolojisi için zararlı bulan Sudan'daki etkin İslamcı hareket, 1985 yılı Ocak ayında Mahmud Muhammed Taha'yı tutuklattı. Kısa bir yargılamadan sonra, 75 yaşındaki Müslüman âlim kamuoyu önünde asılarak idam edildi.
Din
MEKKE’NİN İPTALİ
Giriş bölümünde de değindiğimiz nesh doktrini, Emevi hanedanı döneminde başladı ve Sünni fıkhının prensiplerini belirleyen İmam Şafii tarafından sistematize edildi. Buna göre Kur'an'ın ilk dönemde inmiş ayetler, farklı bir tonda inen sonraki ayetlerle iptal (nesh) edilmiş oluyordu. Âlimler tam olarak hangi ayetlerin iptal edildiği konusunda hiçbir zaman görüş birliğine varamadılar; ancak ayetlik ortak bir liste ortaya çıktı. 660 Çağdaş bir İslami araştırmalar öğretim üyesi olan Asma Afsaruddin'in vurguladığı üzere, dikkat çekici olan listenin belli bir eğilimi yansıtmasıdır: “Her şeyden önce, neredeyse (neshedilen/iptal edilen) tüm ayetler, geleneksel kronolojiye göre, Mekke döneminin tamamında ve Medine döneminin başında inen ayetlerdir. İkincisi; tüm iptal edilen ayetler ‘ötekiler’ karşısında Müslüman olmanın daha dar ve ayrıcalıklı bir tanımını destekleyenlerdir. Üçüncüsü; ‘iptal edilmiş ayetler'in’ aracılığı olmaksızın okunması hâlinde iptal eden ayetlerin, özellikle Müslümanlarla gayrimüslimler arasında husumete ve zıtlığa dayanan bir ilişki oluşturduğu görülebilir.” Mekke dönemi ayetlerini nesheden en kritik ayetler "kılıç ayetleri" olarak bilinenlerdir. Bunların ilki “müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün" emrini içerir (9:5). Diğeri "Ehl-i Kitab'la (...) boyun eğerek kendi elleriyle cizyeyi verinceye kadar savaşın" (9:29) hükmünü verir. Bu gibi emirleri Risalet görevi esnasında belli dönemlere özgü hükümler olarak değil, tüm zamanlar ve yerlerde geçerli evrensel emirler şeklinde okuyan fıkıhçılar, böylece "müzakere, sabır, barış, şefkat ve merhamet" tavsiye eden birçok ayeti iptal etmiş oldular. Bu iptallere itiraz edenler de oldu. İlk itiraz edenlerden birisi Medineli âlim Atâ bin Ebu Rebah (ö. 732) idi. Ebu Rebah gayrimüslimlerle savaşmaya dair ayetlerin
Sayfa 285·Kitabı okudu
Din
Hermenötik Tarihselcilik
Bugün anlamamız gereken temel gerçek Kur'an'ın ilk muhatapları olan ilk Müslümanlarla, yirmibirinci yüzyılın Müslümanlarının çok farklı insanlar olduğudur. Bu yüzden ilk Müslümanlara tamamen o günün şartlarına göre verilen ilahi emirlerin tamamının, şimdi çok farklı olan toplumlarımıza lafzi olarak uygulanmasını bekleyemeyiz. İhtiyacımız olan yöntem, Fazlurrahman'ın “çifte hareket” modelidir: İlk olarak hükümlerin ardındaki ilahi maksatları anlamak üzere ayetlerin vahyedildiği dönemin şartlarına bakmalıyız. Sonra da bu maksatlara hizmet edecek yeni hükümler formüle etmek için modern şartlara yönelmeliyiz.
Sayfa 266·Kitabı okudu
Din
Fazlurrahman
“Müslümanlar için ilk temel adım (…) normatif (kural koyucu) İslam ile tarihsel İslam arasında ayrım yapmaktır.”
Sayfa 255·Kitabı okudu
Din