Puan vermedi·134 syf.··
2026 388. kitabı
Son Kuşlar, Sait Faik Abasıyanık’ın Türk edebiyatının kilometre taşlarından biri olan ölümsüz öykü kitabıdır. Doğanın, insanın ve İstanbul’un günden güne kaybedişine yakılmış muazzam, hüzünlü ve derin bir ağıttır. Kitaba adını veren ve açılışı yapan Son Kuşlar hikayesi, adadaki kuşların avlanmasını, yeşilliklerin sökülüp betonlaşmanın başlamasını anlatırken, yazarın o meşhur ve zamansız uyarısıyla biter: > "Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak analarımızın koyu yeşil saçlarını göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikayesi!" > Sait Faik, kitapta yer alan her bir öyküde Burgazada’nın balıkçılarını, yoksul çocukları, kahvehaneleri, martıları ve denizi kendine has o sıcacık, coşkulu ve insan sevgisiyle dolu diliyle anlatır. Modernleşmenin getirdiği acımasızlığı, çevre katliamını ve insanın insana yabancılaşmasını çok erkenden sezen yazar; küçük insanların büyük dünyalarını sayfalarına taşır. Türk öykücülüğünde çığır açan bu eser, sadece edebi dehasıyla değil, doğaya ve yaşama duyulan o saf aşkı ve merhameti hatırlatmasıyla da her neslin mutlaka okuması gereken bir başyapıttır.
Son KuşlarSait Faik Abasıyanık · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201917,1bin okunma
Puan vermedi·384 syf.··
2026 1. kitabı
Serinin ilk kitabı ve beyza alkoçun elinden çıkmış bu eser aslında bize taplumdaki bazı insanların hayatımızda farklılık gösterebileceği mi ve bizim buna saygılı olmazsak onların iç dünyasını nasıl kötü etkileyebileceğimizi bir kere daha gözler önüne seriyor Eylül ve Merih'in toplum tarafından farklı olmakla yargılanan bu iki gencin bu duygudan kurtulmak için rehabilitasyon merkezi olan kar küresinde gitmesiyle başlıyor burada aslında pisikolojik destek verilmesi gerekirken Karamlık bir şeyler olduğunu sezen 10 kişi ​Merih ​Mehmet ​Kerim ​Masal ​Korhan ​Reva ​Murathan ​Kaan ​Asya ve eylül fakat bilmedikleri bir şey vardı artık zehir kanlarında dolaşıyordu. Bana göre bu kitap aslında birçok şeyin farkına varmamızı sağlıor kesinlikle okunması gereken güzel bir eser.
Kar KüresiBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 202011,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan kendini en çok hangi satırda bulur?
10/10
·224 syf.··
2026 432. kitabı
Sezen Aksu’nun Eksik Şiir kitabını merak ederek okudum. Aslında edebiyatta ilk tercihim şiir değildir. Psikoloji, felsefe, sosyoloji, tarih ve mitolojiyle ilgili eserleri okumayı daha çok severim. Roman okuyacaksam da bu alanlardan izler taşıyan, insanı düşündüren kitaplar ilgimi çeker. Bu nedenle bir şiir kitabının beni bu kadar etkilemesini açıkçası beklemiyordum. Eksik Şiir, sadece duyguların anlatıldığı bir şiir kitabı gibi gelmedi bana. Birçok şiirde insan ruhuna dair gözlemler, ilişkilerin karmaşıklığı, yalnızlık, özlem, pişmanlık ve insanın kendisiyle hesaplaşması var. Bu yönüyle psikolojiye ilgi duyan biri olarak kitapta kendime yakın bulduğum çok sayıda bölüm oldu. Bazı şiirler birkaç satırla uzun uzun anlatılabilecek duyguları aktarabiliyor. Kitabı okurken ayrıca hoşuma giden bir başka şey de bazı şiirlerin sonradan şarkıya dönüşmüş olduğunu fark etmekti. Şarkıya dönüşen bir şiire denk geldiğimde okumaya ara verip o eseri dinledim. Eğer şarkıyı Sezen Aksu seslendirmişse önce onun yorumunu dinledim. Başka sanatçılar tarafından seslendirilmişse de o yorumlara yöneldim. Aynı metnin önce şiir, sonra müzik olarak karşıma çıkması çok etkileyiciydi. Bazı dizelerin melodinin içinde bambaşka bir derinlik kazandığını hissettim. Sezen Aksu’nun siyasi görüşleri ya da hayata bakışı herkes tarafından aynı şekilde paylaşılmayabilir. Ancak sanatçıyı değerlendirirken bunlardan bağımsız düşünmek gerektiğine inanıyorum. Türk müziğine onlarca yıl boyunca yön vermiş, duyguları sözcüklere dönüştürme konusunda çok güçlü bir isim. Eksik Şiir de bunun somut örneklerinden biri. Kitabın en sevdiğim tarafı ise okuru zorlayarak değil, düşündürerek derinleşmesi oldu. Bazı satırlarda durup tekrar okuma ihtiyacı hissettim. Şiirle arası çok iyi olmayan biri olmama rağmen kitabı severek
1000Kitap
Eksik ŞiirSezen Aksu · Metis Yayınları · 20121,139 okunma
Puan vermedi·448 syf.··
2026 3. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:35
Nil ve Fatihin dünyası...Boş bir hikaye akışından çok daha fazlası... Dilinin akıcılığına kapılıp giderken, zihninize çok değerli bilgiler dolduruyorsunuz. Hem edebi bir zevk hem de zihinsel bir kazanım.
Güneş TutulmasıSezen Aksın · Artemis Yayınları · 2024376 okunma
Hevesi Kirpiğinde
Puan vermedi·112 syf.··
2026 10. kitabı
Bin yıllardır bu topraklarda o veya bu şekilde birçok insanın hevesinin mekanı kursaktı.. Öyle bir tutmuştu ki yerini yutkunamadı kimse.. Darbeler, katliamlar, Sivaslar, Ankara Garı, Gezi ve daha niceleri.. Polat özlüoğlu her kitabında bunları anlattı. Çünkü Murathan Mungan 'ın dediği gibi bu ülke unutanların ülkesiydi. Elbette kan davası değil amaç ama araya giren kan hatırlatılmalı ve yaşanan acıların bıraktığı izlerin silinmediği bilinmeliydi. Polat Özlüoğlu her öykü kitabı ülkenin çok da uzak olmayan geçmişine sizi en can alıcı yerden götürüyor. En zayıf, en çaresiz olandan başlıyor anlatmaya.. Çocuklardan.. Bir çocuk ağlarsa dünya yıkılmalı deniyor ya.. Yıkılmıyor efendim.. Geriye öyküde can bulan yarım kalmış bir çocuk gülüşü kalıyor. Hevesi Kirpiğinde.. Bir çocuğun kirpiğine asılı kalan bir katrenin içindeki kocaman bir dünyayı anlatıyor. Toplumda ötekileştiren varlığı reddedilen insan hikayeleri.. Sezen Aksu Erdal Eren'in resimini görünce "son bakış" şarkısını yazmış ya.. Polat Özlüoğlu da son bakıştaki kursaktan çıkıp kirpikten dökülen nice hevese ses olmuş. Dili çok etkileyici. Özellikle bir öyküde günüm sadece dedesinin elinden tutup mezarlığa giden çocuğu düşünerek geçti. Gidip kurtarmak istedim.. Sarılmak istedim. Yaralarını sarmak istedim. Gidenlerin geride bıraktıklarına söyleyemediklerinin arzuhalcisi bir kalem.. Yürek işçisi yani.. Okuyacak olana keyifli okumalar
Hevesi KirpiğindePolat Özlüoğlu · İthaki Yayınları · 202685 okunma
Cennet Vatanım
6/10
·83 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:22
Başlığını ilk gördüğümde absürt mizah ağırlıklı bir roman okuyacağımı düşünmüştüm. Aslında yanılmış da sayılmam. Çünkü kitap gerçekten komik; ancak güldürdüğü kadar rahatsız eden, düşündüren ve zaman zaman insanın yüzüne ayna tutan bir tarafı da var. Kıyamet sonrası cennete giden Kamil’in gözünden ilerleyen hikâye, ilk bakışta fantastik ve sıra dışı bir kurgu gibi görünse de aslında günümüz Türkiye’sindeki orta sınıf yaşamını, alışkanlıklarını, kaygılarını ve bitmek bilmeyen memnuniyetsizliğini taşlayan bir metin. Yazar, cenneti bile insanların dünyevi beklentilerinden ve şikâyetlerinden bağımsız düşünemeyeceğini gösteren bir sahne olarak kullanıyor. Kitabın en güçlü yanı da burada ortaya çıkıyor. Kamil’in yaşadıkları üzerinden yalnızca ölüm sonrası bir hayat anlatılmıyor; aynı zamanda sürekli daha iyisini isteyen, elindekine alışan, her koşulda yakınacak bir şey bulabilen orta sınıf zihniyeti ince ince eleştiriliyor. Bazen bir diyalogda, bazen küçücük bir ayrıntıda kendinizi ya da çevrenizden birilerini görmeniz mümkün. Anlatım oldukça akıcı. Mizah yer yer absürtleşse de altında ciddi bir toplumsal gözlem yatıyor. Bu yüzden kitap sadece eğlenceli bir hikâye olarak okunursa bazı noktalar gözden kaçabilir. Ben okurken sık sık “Evet, tam da böyleyiz” dediğim yerler oldu. Bazı bölümlerde tempo düşse de kitabın genelinde merak unsuru korunuyor. Özellikle cennet tasviri ve Kamil’in buna verdiği tepkiler kitabı sıradan bir ölüm sonrası hikâyesinden çıkarıp güçlü bir hicve dönüştürüyor. Bitirdiğimde aklımda kalan şey cennetin nasıl bir yer olduğu değil, insanların her koşulda yanlarında taşıdıkları alışkanlıklar, beklentiler ve memnuniyetsizlikler oldu. Bence yazarın asıl anlatmak istediği de buydu. Hem absürt mizahı hem de toplumsal taşlamayı sevenler için keyifli bir
Cennetteki İlk Günüm Bir Tık Daha İyi OlabilirdiSezen Ünlüönen · İletişim Yayınları · 2024215 okunma