Puan vermedi·384 syf.··
2026 1. kitabı
Serinin ilk kitabı ve beyza alkoçun elinden çıkmış bu eser aslında bize taplumdaki bazı insanların hayatımızda farklılık gösterebileceği mi ve bizim buna saygılı olmazsak onların iç dünyasını nasıl kötü etkileyebileceğimizi bir kere daha gözler önüne seriyor Eylül ve Merih'in toplum tarafından farklı olmakla yargılanan bu iki gencin bu duygudan kurtulmak için rehabilitasyon merkezi olan kar küresinde gitmesiyle başlıyor burada aslında pisikolojik destek verilmesi gerekirken Karamlık bir şeyler olduğunu sezen 10 kişi ​Merih ​Mehmet ​Kerim ​Masal ​Korhan ​Reva ​Murathan ​Kaan ​Asya ve eylül fakat bilmedikleri bir şey vardı artık zehir kanlarında dolaşıyordu. Bana göre bu kitap aslında birçok şeyin farkına varmamızı sağlıor kesinlikle okunması gereken güzel bir eser.
Kar KüresiBeyza Alkoç · İndigo Kitap · 202011,5bin okunma
İnsan kendini en çok hangi satırda bulur?
10/10
·224 syf.··
2026 432. kitabı
Sezen Aksu’nun Eksik Şiir kitabını merak ederek okudum. Aslında edebiyatta ilk tercihim şiir değildir. Psikoloji, felsefe, sosyoloji, tarih ve mitolojiyle ilgili eserleri okumayı daha çok severim. Roman okuyacaksam da bu alanlardan izler taşıyan, insanı düşündüren kitaplar ilgimi çeker. Bu nedenle bir şiir kitabının beni bu kadar etkilemesini açıkçası beklemiyordum. Eksik Şiir, sadece duyguların anlatıldığı bir şiir kitabı gibi gelmedi bana. Birçok şiirde insan ruhuna dair gözlemler, ilişkilerin karmaşıklığı, yalnızlık, özlem, pişmanlık ve insanın kendisiyle hesaplaşması var. Bu yönüyle psikolojiye ilgi duyan biri olarak kitapta kendime yakın bulduğum çok sayıda bölüm oldu. Bazı şiirler birkaç satırla uzun uzun anlatılabilecek duyguları aktarabiliyor. Kitabı okurken ayrıca hoşuma giden bir başka şey de bazı şiirlerin sonradan şarkıya dönüşmüş olduğunu fark etmekti. Şarkıya dönüşen bir şiire denk geldiğimde okumaya ara verip o eseri dinledim. Eğer şarkıyı Sezen Aksu seslendirmişse önce onun yorumunu dinledim. Başka sanatçılar tarafından seslendirilmişse de o yorumlara yöneldim. Aynı metnin önce şiir, sonra müzik olarak karşıma çıkması çok etkileyiciydi. Bazı dizelerin melodinin içinde bambaşka bir derinlik kazandığını hissettim. Sezen Aksu’nun siyasi görüşleri ya da hayata bakışı herkes tarafından aynı şekilde paylaşılmayabilir. Ancak sanatçıyı değerlendirirken bunlardan bağımsız düşünmek gerektiğine inanıyorum. Türk müziğine onlarca yıl boyunca yön vermiş, duyguları sözcüklere dönüştürme konusunda çok güçlü bir isim. Eksik Şiir de bunun somut örneklerinden biri. Kitabın en sevdiğim tarafı ise okuru zorlayarak değil, düşündürerek derinleşmesi oldu. Bazı satırlarda durup tekrar okuma ihtiyacı hissettim. Şiirle arası çok iyi olmayan biri olmama rağmen kitabı severek
1000Kitap
Eksik ŞiirSezen Aksu · Metis Yayınları · 20121,138 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·448 syf.··
2026 3. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 22:35
Nil ve Fatihin dünyası...Boş bir hikaye akışından çok daha fazlası... Dilinin akıcılığına kapılıp giderken, zihninize çok değerli bilgiler dolduruyorsunuz. Hem edebi bir zevk hem de zihinsel bir kazanım.
Güneş TutulmasıSezen Aksın · Artemis Yayınları · 2024376 okunma
Hevesi Kirpiğinde
Puan vermedi·112 syf.··
2026 10. kitabı
Bin yıllardır bu topraklarda o veya bu şekilde birçok insanın hevesinin mekanı kursaktı.. Öyle bir tutmuştu ki yerini yutkunamadı kimse.. Darbeler, katliamlar, Sivaslar, Ankara Garı, Gezi ve daha niceleri.. Polat özlüoğlu her kitabında bunları anlattı. Çünkü Murathan Mungan 'ın dediği gibi bu ülke unutanların ülkesiydi. Elbette kan davası değil amaç ama araya giren kan hatırlatılmalı ve yaşanan acıların bıraktığı izlerin silinmediği bilinmeliydi. Polat Özlüoğlu her öykü kitabı ülkenin çok da uzak olmayan geçmişine sizi en can alıcı yerden götürüyor. En zayıf, en çaresiz olandan başlıyor anlatmaya.. Çocuklardan.. Bir çocuk ağlarsa dünya yıkılmalı deniyor ya.. Yıkılmıyor efendim.. Geriye öyküde can bulan yarım kalmış bir çocuk gülüşü kalıyor. Hevesi Kirpiğinde.. Bir çocuğun kirpiğine asılı kalan bir katrenin içindeki kocaman bir dünyayı anlatıyor. Toplumda ötekileştiren varlığı reddedilen insan hikayeleri.. Sezen Aksu Erdal Eren'in resimini görünce "son bakış" şarkısını yazmış ya.. Polat Özlüoğlu da son bakıştaki kursaktan çıkıp kirpikten dökülen nice hevese ses olmuş. Dili çok etkileyici. Özellikle bir öyküde günüm sadece dedesinin elinden tutup mezarlığa giden çocuğu düşünerek geçti. Gidip kurtarmak istedim.. Sarılmak istedim. Yaralarını sarmak istedim. Gidenlerin geride bıraktıklarına söyleyemediklerinin arzuhalcisi bir kalem.. Yürek işçisi yani.. Okuyacak olana keyifli okumalar
Hevesi KirpiğindePolat Özlüoğlu · İthaki Yayınları · 202685 okunma
Cennet Vatanım
6/10
·83 syf.··
2026 25. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:22
Başlığını ilk gördüğümde absürt mizah ağırlıklı bir roman okuyacağımı düşünmüştüm. Aslında yanılmış da sayılmam. Çünkü kitap gerçekten komik; ancak güldürdüğü kadar rahatsız eden, düşündüren ve zaman zaman insanın yüzüne ayna tutan bir tarafı da var. Kıyamet sonrası cennete giden Kamil’in gözünden ilerleyen hikâye, ilk bakışta fantastik ve sıra dışı bir kurgu gibi görünse de aslında günümüz Türkiye’sindeki orta sınıf yaşamını, alışkanlıklarını, kaygılarını ve bitmek bilmeyen memnuniyetsizliğini taşlayan bir metin. Yazar, cenneti bile insanların dünyevi beklentilerinden ve şikâyetlerinden bağımsız düşünemeyeceğini gösteren bir sahne olarak kullanıyor. Kitabın en güçlü yanı da burada ortaya çıkıyor. Kamil’in yaşadıkları üzerinden yalnızca ölüm sonrası bir hayat anlatılmıyor; aynı zamanda sürekli daha iyisini isteyen, elindekine alışan, her koşulda yakınacak bir şey bulabilen orta sınıf zihniyeti ince ince eleştiriliyor. Bazen bir diyalogda, bazen küçücük bir ayrıntıda kendinizi ya da çevrenizden birilerini görmeniz mümkün. Anlatım oldukça akıcı. Mizah yer yer absürtleşse de altında ciddi bir toplumsal gözlem yatıyor. Bu yüzden kitap sadece eğlenceli bir hikâye olarak okunursa bazı noktalar gözden kaçabilir. Ben okurken sık sık “Evet, tam da böyleyiz” dediğim yerler oldu. Bazı bölümlerde tempo düşse de kitabın genelinde merak unsuru korunuyor. Özellikle cennet tasviri ve Kamil’in buna verdiği tepkiler kitabı sıradan bir ölüm sonrası hikâyesinden çıkarıp güçlü bir hicve dönüştürüyor. Bitirdiğimde aklımda kalan şey cennetin nasıl bir yer olduğu değil, insanların her koşulda yanlarında taşıdıkları alışkanlıklar, beklentiler ve memnuniyetsizlikler oldu. Bence yazarın asıl anlatmak istediği de buydu. Hem absürt mizahı hem de toplumsal taşlamayı sevenler için keyifli bir
Cennetteki İlk Günüm Bir Tık Daha İyi OlabilirdiSezen Ünlüönen · İletişim Yayınları · 2024215 okunma
Kadın sünneti İslamda yoktur!
7/10
·256 syf.··
2026 611. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 13:09
Kitap ünlü siyahi bir kadın modelin otobiyografisi. Kitabın ilk kısımlarını okurken arka fonda Sezen AKSU - Ünzile çalıyor resmen. Şarkıyı bilenler çocuk yaştaki Ünzilenin bizim topraklarda bir kaç koyuna değişildiğini bilir. Gelelim kitaba. Waris Afrika çöllerinde 5 yaşında sünnete maruz kalıp, babasının arkadaşı tarafından ne yaşadığını bile anlamadan tecavüze uğramış, 14 yaşında bir deve karşılığında yaşlı bir adama eş diye satılmış milyonlarca talihsiz Afrikalı kız çocuğundan yalnızca biri. Kitapta beni en çok sarsan bu kadın sünneti ve tecavüz olayı oldu. Afrika’da bir çok müslüman ülkede kadın sünneti uygulamasının yaygın olduğunu, kadınların eşlerine sadık ve uysal olmasının amaçlandığını öğrendim. Dünyanın farklı bölgelerinde İslamiyetin farklı yaşanış şekilleri ile karşılaşınca insanın “Bunlar Müslümansa ben değilim o zaman!” diyesi geliyor. Allah isteseydi kadını zaten o şekilde yaratırdı. Bu sünneti yapan erkeklerin özgüvensizliğinin altındaki zulüm yaratıcıya şirk koşmak değil mi? “Sen böyle yaratmışsın, ama bilememişsin!” diyip kızları ilkel şartlarda kesip dikmek, çoğunun ölümüne sebep olmak da ne demek! İster istemez öfkeleniyor insan. Bir yandan da bencilce “İyi ki bu topraklarda doğmuşum.” diye utanarak geçiriyor içinden. Kitaba dönersek Somali’deki Waris bu yaşlı adamla evlilik fikrini kabullenemeyip, çöldeki göçebe hayatından kaçıp, annesinin ailesine sığınıyor. Akrabalarının çocuklarına bakıp, evlerinde hizmetçilik yapıyor. Londra’ya oradan Amerika’ya gidip gözünün açıklığı ile model olmayı başarıyor. Bu süreçte sünnetinin sonuçlarını bir parça düzeltmek için ameliyat olup, oturma izni için iki farklı adamla sahte evlilik yapıyor. Kendi hayatını kurtarmak için ne gerekiyorsa onu yapıyor. Güçlü, azimli kadın nasıl olur gösteriyor hayatıyla bizlere.
Çöl ÇiçeğiWaris Dirie · Bilge Kültür Sanat Yayınları · 201411,7bin okunma