Sezer

Sezer
@sezerky
Sıradan bir Türk genci. 𐰤𐰀:𐰢𐰆𐱃𐰞𐰆:𐱅𐰇𐰼𐰜𐰢:𐰓𐰃𐰘𐰤𐰀
Tarih
Lisans
22 Haziran
21 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
57. Alay...
Mustafa Kemal alayı doğruca savaşa sürdü. Kendisi atıyla en önde gidiyor ve askerleri sarsılmaz bir enerjiyle sırtın yukarısına gönderiyordu. Dağ bataryalarını sırta yerleştirirken topların yerlerine konmasına yardım etti. Harekâtı, kendi güvenliğine hiç önem vermeden, ufuk çizgisinin üstünde yönetiyordu. Verdiği bir günlük emirde, “Size ben taarruz emretmiyorum; ölmeyi emrediyorum... Biz ölünceye kadar geçecek zaman içinde yerimizi başka kuvvetler ve başka kumandanlar alabilir...” diyordu. Gerçekten de o çarpışmanın sonunda 57. Alay’ın hemen hemen bütün erleri ölmüş bulunuyordu. Düşman tüfeklerinin açtığı ateş perdesi arasından, durmadan hücum ederek, Türk ordusunun tarihinde ölmezliğe eriştiler.
Sayfa 101 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
1913’te Balkan Savaşı’nın alanlarını gezen İngiliz generali Sir Henry Wilson, İstanbul’da Enver ve Cemal’le tanıştı. Ne bunlar, ne de gördüğü öteki subaylar, İngiliz generalinin üzerinde yetenekli birer asker izlenimi bırakabilmişlerdi. Yalnız, bir subay onlardan ayrılıyordu. General, “Mustafa Kemal diye bir adam var,” dedi. “Genç bir kurmay yarbay. Ona dikkat edin. Çok yükselecektir.”
Sayfa 78 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Ömrünün çoğunu geçirdiği yerin düşman eline düşmesi, Mustafa Kemal’e çok dokunmuştu. İstanbul’daki bir gazinoda bazı subay arkadaşlarını görünce, baştan savma bir selam vererek, sesini çıkarmadan, isteksizlikle yanlarına gitti. Sonra birden parladı: “Nasıl yapabildiniz bunu? O güzelim Selanik’i düşmana nasıl teslim edebildiniz? O kadar ucuza nasıl satabildiniz?” Binlerce Selanikli Müslüman’ı cami avlularına yığılmış, perişan, aç, sefil bir halde, kışın insafsız soğuğunda, ölüp giderlerken gördü.
Sayfa 74 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Mustafa Kemal, Derne’den Selanik’teki eski silah arkadaşı Behiç’e (Erkin) Fırka’nın çöküşü karşısındaki üzüntüsünü belirten bir mektup yazdı ve vaktiyle kimsenin aldırış etmediği öngörüleri hatırlatarak, “Zaman ve olayların akışı bütün gerçekleri ortaya çıkarır ve gösterir,” diye ekledi.
Sayfa 73 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih
Bu zamana kadar Türk adı, Türkler arasında bile ancak Anadolu köylüsünün en aşağı tabakası için kullanılabilecek küçültücü bir sözdü. Yıllar sonra, Mustafa Kemal’in bir vecize olarak ortaya attığı bir yurtseverlik sözünde bile bilinçli bir kinaye vardı: “Ne mutlu Türk’üm diyene!”
Sayfa 65 - Altın Kitaplar Yayınevi·Kitabı okudu
Tarih