Annem ve babam, ilk rüyama geldiklerinde, "Aa, ne güzel yaşıyor! Ölmemiş!" huzurunu yaşadıktan sonra uyandığımda ikinci defa ölmüş gibi oluyorlardı ve yine o acıyı yaşıyordum. Zamanla, tekrar rüyama geldiklerinde yine seviniyor, ama bu sefer uyandığımda da mutlu oluyordum. "O Patagonya'da, ben Alaska'da olabilirim. İşte şimdi tesadüfen görüştük, ne güzel! İyi ki geldi," diyorum. O anlamda ölmüyorlar. Rüyalarımız gerçek gibi yaşandıklarından birer mucize. Çocuklar da belki ölümle ilk hayvanlar aracılığıyla tanışıyor. Hele ki kırsal kesimde. Orada ölüm doğal, yaşamın yakın bir parçası.