Mazi bana uzanan bir zincirin son halkaları gibi gelmektedir. Ben babama, o da Kosova'nın kahramanına ve Yıldırım Han'a bağlanır. Bunların ruhu ise Yunus'larla Alparslan'lardan geçerek Hz. Muhammed'e (s.a.v) kadar uzanan zincirin, bize daha yakın bulunan halkalarını teşkil ederler. Bizim bu atalarımızın varlığı, geçmişten ibaret bir bütün teşkil ederek bizim ruhumuz, bizim dimağımız olmuştur. Millet,bu büyük dimağın, böyle büyük bir ruhun adıdır. Onun, dıştan bakılınca, maziden gelerek istikbale doğru koşan bir nehir, içinden bakılınca bizim için Hz. Muhammed'den(s.a.v), hatta Hz. İbrahim'den gelerek Hz. Ömer'lerin ve Kılıç Aslan'ların, Yunus'larla Yıldırım'ların beldesini geçip bize ulaşan, bu beldelerin emanetini bize sunan bir hayat, bir dimağ olduğu görülür. Ve biz, millet hayatında her yeni ihtiyaca cevap ararken bütün bu eskinin heykeline çevrilmeye muhtacız: Yeni ihtiyaçlara eski bilgiler cevap olurlar.