Sisu

Sisu
Lisans
20 Mart
38 okur puanı
Ekim 2020 tarihinde katıldı
8/10
·324 syf.··
2024 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2024 10:02
33 yıllık bir iktidar sonrası devrilen Abdülhamit’in sürgün yıllarını anlatan bir roman. Kurguyla gerçek birleştirilerek oluşturulmuş bu romanda Abdülhamit’in sürgündeki doktorunun hatıratlarından yararlanılmış. Tüm dünya ve kendi imparatorluğu altındaki insanların onu ‘Eli kanlı bir katil’ olarak tanımlarken ‘Aslında öyle biri miydi acaba?’ düşüncesi üzerinde tarihsel ve psikolojik bir düşünme alanı açıyor. Yazar hem Abdülhamit tarafından hem karşı taraftan bakış açıları ve empati yaratmaya çalışıyor. Doktorun ve okuyanın aklını karıştıran Abdülhamit gerçekten gözlerde büyütülmüş, bütün kötülüklerin başı olarak mı gösterilmeye mi çalışılmıştı, bizler buna mı inanmıştık? Yoksa Abdülhamit gerçekten hesapçı ve oyunculuğuyla doktorun kendini yazacağını bildiğinden, tarih kendisini iyi ansın diye,kendini temize çekmek adına rol mu yapmıştı? Bunu hiçbir zaman bilemesek de kitapta, tarihe ve Abdulhamit’e iki taraftan da bakabiliyoruz. Yazar aslında küçük kesitler ve bilgilerle kafalarda çizilmeye çalışan mutlak iyi mutlak kötü Abdülhamit portresini değiştirmeye çalışıyor. İnsanların tarihi araştırarak o dönemin şartları ve psikolojisinde değerlendirmesini öneriyor. Kitabın ismi ise çok manidar olmuş. iktidarı kaplan metaforuyla vermeye çalışmış. İktidara sahip olan kişi yani kaplanın üzerindeki kişi mutlak güçle her şeye egemendir. Ancak kaplandan düştüğü an onun bir yemeği olacaktır kitaptaki söyleyişle “ Kaplanla birlikte yaşamanın tek koşulu onun efendisi olmaktır; ya efendisidir ya kurban”
Kaplanın SırtındaZülfü Livaneli · İnkilâp Kitabevi · 202415,5bin okunma
Reklam
Duygularımızın hayatımızı şekillendiren gücü
9/10
·408 syf.··
2024 15. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 30 Eylül 2024 00:22
Nasıl bir insan olduğumuz üzerinde,doğuştan ve değişmeyen mizacımızın etkisi olsa da yaşadığımız ve hissettiğimiz tüm şeyler karakterimizi şekillendirir. Bazen bilinçli bazen bilinçsiz… Heathcliff daha çocukken kimsesiz kalmış ,rengi dolayısıyla bir çingene olduğu söylenerek dışlanmış, hor görülmüş biridir. Onun hayatında tek güzel şey aşktır. Evlat edinildiği evdeki manevi kardeşine duyduğu aşk.. Benzer ruhtaki bu iki genç birbirini çok sever ancak Heatcliff bu aşkı sınıf farkından dolayı kaybedince daha da körüklenen bir nefret ve intikam hırsıyla gaddar bir insana dönüşür. Ona tüm kötü duyguları yaşatanlardan intikamını almak amacıyla yaşar. Bu hırsla gözünü aşkı ve kendi çocuğu da dahil kimseyi görmez. Sonunda amacına ulaşsa da mutlu olamaz çünkü içindeki bitmeyen nefretle karışık aşkı onu günden güne tüketir ve sonu olur. Okurken karakterin nasıl bu kadar acımasız olduğuna kızıp aynı zamanda hak verip üzülüyorsunuz. Eserde nefret, intikam, hırs, öfke, ve aşk duyguları çok güzel işlenmiş. Gayet akıcı ilerledi. Tavsiye ederim.
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 201857,8bin okunma
Sadece anlamak için..
10/10
·352 syf.··
2024 9. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2024 14:26
“Mustafa Kemal’i anlamak” ne kadar da uygun bir kitap ismi olmuş. Yazarın da başta belirttiği gibi küçüklüğümüzden aşılanan Atatürk sevgisinin içinin ne kadar da boş olduğunu kitabı okurken daha iyi anlıyorsunuz. Mustafa Kemal Atatürk hakkında bize verilen hap bilgilerin ardında yatan olayları,fikirleri ve duyguyu, sıkmadan bir roman tadında ele almış yazar. Dışarıdaki düşman kadar içeride aynı emel uğrundaki kişilerle de savaşmış, geri plana atılmış, görmezden gelinmiş, sürgün edilmiş, fikirleri uğruna dışlanmış bir kişiyken asla fikirlerinden taviz vermeden kararlılığı, cesareti ve askeri başarıları sayesinde istenmese de görünür hale gelmiştir. “Çok iyi çalışmalı, çok donanımlı olmalı ve en önemlisi temiz kalmalıydı. Günü geldiğinde, yani şartlar oluştuğunda memleketi ileriye götürmek için çabalamalıydı ve bu görev ona düştüğünde buna uygun bir ömür yaşamış bulunmalıydı. Yani yarının adamı olmalıydı..” Akademik bilgi yığını veya içi boş temelsiz bir kitap değil. Kesinlikle okunmalı..
Yarının Adamı 1 - Mustafa Kemal'i AnlamakCon Sinov · Masa Kitap · 20221,704 okunma
İçimizdeki Düşmanlar
9/10
·216 syf.··
2024 5. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2024 03:29
-Spoiler içerebilir KPSS çalışırken ve savaşlar konusundayken okuduğum etkileyici bir kitap oldu benim için. Yazar,bir önceki okuduğum Ateşten Gömlek kitabında düşmana karşı örgütlenme,kadının yeri ve tutumu üzerinde durmuş; bu kitabında ise savaş sırasında dışarıdaki düşmanların yanı sıra içimizdeki düşmanlar ve gerici yobazların tutumunu anlatmış. Düşmana karşı birlik yerine, düşmanın işine yarayan halk içinde bölücülük, kin ve nefreti aşılayan bu zihniyetlerin varlığını gözler önüne sermiştir. Kitabın baş karakteri Aliye,öğretmen olarak bir kasabaya atanır. Çevresine göre açık görüldüğü (peçe takmadığı) ve eğitim-öğretim ile aydınlatmaya çalıştığı için bağnazlar tarafından ve sırf güzel,bekar ,kimsesiz olduğu için göz koyan kasabının zengini tarafından hedef gösterilir. Halka karşı düşmanlaştırılır. Bu gerici ve çıkarcılar kuvayımilliyeyi kötüler,yunanları kasabaya davet eder ,işbirliği yapar. Halka karşı ise kurtarıcı rolü oynarlar.En sonunda türk ordusu düşmanı kovduktan sonra bu sefer askerlere yaltaklanır ,eziyet ve işkence gördüklerini söyleyerek kendilerini kurtarmaya çalışırlar. Ordu kasabaya geldiğinde Kuvayımilliyeci askerin nişanlısı olan Aliye’yi sorduğunda dini safsatalarla ve iftiralarla galeyana gelen halk Aliye’yi ve diğer kadınları çoktan linç ederek öldürmüşlerdir. Kitabı bitirdiğimde ise gözlerimin önüne İran’da kadınların taşlanarak öldürüldüğünü anlatan film kesitleri ve haberler geldi. Maalesef bizde ülkemizde adalet ve yasalar yerine getirilmediği ve şeriat seviciliği devam ettiği sürece sonumuzun böyle olma ihtimali korkususuyla yaşıyoruz. Kitap sonunda Atatürk’ün varlığına ve Türk milleti için yaptıklarına bir kez daha şükrediyorsunuz. Bizi derin bir ortadoğu ve arap bataklığından çıkarıp Laik bir Türkiye Cumhuriyeti bıraktığı için sonsuz
Vurun KahpeyeHalide Edib Adıvar · Can Yayınları · 201813,7bin okunma
9/10
·256 syf.··
2024 2. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 09 Şubat 2024 13:01
Polisiye romanlarının vazgeçilmez yazarı Ahmet Ümit bu defa bir masalla baş başa bırakıyor bizi. Aşkın ne demek olduğunu bilmeyen, aşkı farklı biçimlerde yorumlayıp aşk yaşadığını sananlara dikkat çekecek türde basit bir anlatımla ele almış. 5 farklı ülkenin 5 prensi aynı anda aynı rüyayı görmesiyle başlar her şey. Rüyalarını yorumlayan kahinler ve aşk tanrıçasının ,onları aşk yolculuğuna çıkmaları gerektiğini ve rüyalarındaki o kızı bulabileceklerini söyler. Aşk tanrıçası aşka ulaşmak için 5 kelam olduğundan bahseder ;Kararlılık, cesaret, tutku,iyilik ve özgürlüktür. 5 prens aşkları uğruna ilk dört kelamı türlü zorluk ve mücadelelerle gerçekleştirseler de özgürlük kelamını gerçekleştiremedikleri için aşka ulaşmayı beceremezler. Hayallerindeki kızın kaçmasını önlemek için ördükleri duvarın ardında kendileri kalmıştır. Aşk hakkında hepimizin gözüne sokmak istediği şey ise aşkın zorla elde tutulan,hükmedilecek bir şey olmadığıdır. İnsan hür olduğu zaman aşkı hissedebilir özgürlük olmadığında ise aşk sanılan şey esirlikten başka bir şey değildir.
Bir Aşk MasalıAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202212,8bin okunma
Reklam