Saffet Görmüş

Saffet Görmüş
@sftgrms
Mimar-yazar. Mekâna hikmet giydirmeyi şiar edinen Görmüş, eserlerini Kur’an ve sünnet ışığında kaleme alır. Ailesiyle süren hayatında asıl gayesi, ebedi öz geleceğe hazırlanmak ve zamana sahici bir iz bırakmaktır.
MİMAR/YAZAR
ÜNİVERSİTE
TEKİRDAĞ
MALKARA
6 okur puanı
Nisan 2026 tarihinde katıldı
İLK SÖZDEN ÖNCEKİ SÖZ
Her söz bir özden doğar; her öz bir niyete yaslanır. Bu kitap ne bir müellifin hayalinin mahsulüdür, ne de zamanın eğilimlerinin bir yansımasıdır. Bu söz bir çağrıdır: İnsAN’a. Bu söz, yaratılışın sinesinde yankılanan o ilk kelâmın izini süren bir sadâdır. Saffet Görmüş
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
HER ATOMUN ZİKRİNDEN, İNSANIN SECDESİNE…
İnsana gelince… Ona verilen bütün hisler, kabiliyetler ve duygular; yalnız yaşayabilmesi için değil, Rabbini tanıması (marifetullah) ve O’nu sevmesi (muhabbetullah) için verilmiştir. Aclûnî’nin rivayet ettiği kudsî beyana göre: “Ben gizli bir hazine idim; bilinmeyi sevdim. Mahlûkatı yarattım ki bilineyim.” Evet, çünkü bu kâinat sarayı; rahmetle yoğrulmuş, cemâl ile süslenmiş, muhabbetle ayakta duran bir hakikatler mecmuasıdır. Eğer Cemâl görünmek istemeseydi, bu derece sanatlı ve hikmetli bir âlem yaratılmazdı. Eğer Kemâl bilinmek murad etmeseydi, insana akıl, his ve idrak verilmezdi. Eğer güzellik sevilmeyi istemeseydi, kalbe muhabbet yüklenmezdi.
Sayfa 16 - HAKİKATKEŞ·Kitabı okudu
HER ATOMUN ZİKRİNDEN, İNSANIN SECDESİNE…
Meselâ yalnız hidrojen ile oksijenin birleşmesinden su meydana gelir. Ne demir, ne kükürt, ne de başka bir unsur bu vazifeyi görebilir. Ve su, temas ettiği her şeye onun mizacına göre bir hâl verir: Ağaca girince tatlı bir meyve olur; bibere karışınca acılık kazanır; yılana temas edince zehre dönüşür; sütün bedenine girince rahmet yumuşaklığında bir gıda hâline gelir. Hattâ sütün büyük kısmı sudan ibaret olduğu hâlde, yağ hâline gelse bile içinde suyun izi yaşamaya devam eder. Bu misal gösteriyor ki suyu maddeden bütünüyle ayırmak mümkün değildir. Çünkü su, varlığın derinliklerine sinmiş bir unsur gibidir. Her şey ancak kendi fıtratına uygun kabiliyetle iş görür. Nitekim yalnız ot ve sudan süt üreten bir fabrika kurulamaz. Çünkü sütün arkasında yalnız madde değil; ilâhî kudretin “Ol!” emri vardır.
Sayfa 15 - HAKİKAT ARAYICISI·Kitabı okudu
HER ATOMUN ZİKRİNDEN, İNSANIN SECDESİNE…
Allah Teâlâ, bütün hisleri, duyguları ve kabiliyetleri; her mahlûkun mahiyetine, mizacına ve yaratılış hikmetine en münasip sûrette takdir etmiştir. Bu takdir yalnız insana mahsus değildir. Bilakis bütün mevcudat, kendi hilkat ölçülerine göre bir istidat, bir vazife ve bir tekrar kanunuyla techiz edilmiştir. Her canlı, her unsur, hattâ her atom; kendisine çizilen kaderî hudut içinde ilâhî bir emre boyun eğmiş, hikmetle tayin edilmiş vazifesini sessizce îfa etmektedir.