Saffet Görmüş

Saffet Görmüş
@sftgrms
Mimar-yazar. Mekâna hikmet giydirmeyi şiar edinen Görmüş, eserlerini Kur’an ve sünnet ışığında kaleme alır. Ailesiyle süren hayatında asıl gayesi, ebedi öz geleceğe hazırlanmak ve zamana sahici bir iz bırakmaktır.
MİMAR/YAZAR
ÜNİVERSİTE
TEKİRDAĞ
MALKARA
6 okur puanı
Nisan 2026 tarihinde katıldı
İKİNCİ NOT'TAN
Allah’ın ipini bırakan, şeytanın ağına düşer; hizmetini nefsine yapar. Nefis daima sefa, heves ve lezzet telkin eder. İnsan ölümsüz olsaydı, belki bu hizmette zarar olmazdı. Fakat madem ölümlüdür, ölümü öldürememektedir — öyleyse, ölümden sonraki beklentisini, hizmet ettiği nefsinden istemelidir! Velhâsıl: Bu eseri kalbinizle okuyunuz, mantığınızla tartınız, vicdanınızla hükmediniz.
Kitap Alıntısı
Reklam
İKİNCİ NOT'TAN
Zira dışarıdan gelen her tesir evvelâ kalbe uğrar; kalp onu aklın tartısına yollar. Eğer aklın terazisinde muvazene bulursa, onay için tekrar kalbe döner. Çünkü kalp imanın merkezidir; Allah’ın kuluyla irtibat kurduğu latif bir mahzendir. İlhamlar oraya doğar, sırlar orada yankılanır. Kalp, saf haliyle mantıksızlık üretemez; bilakis, mantıksızlığı reddeder. Ancak teslimiyetini kaybeden bir kalp, yalnızca bir et parçası hâline gelir. Bununla beraber, Rahmân isminin cilvesi olarak, böyle bir kalbe dahi mühlet verilir; ta ki hakikate yönelme fırsatı bulsun. Nitekim Firavun bile, son nefesinde “Musa’nın Rabbine inandım” demiştir. Lâkin o an, mühlet bitmişti. Dersen: “Ama bugün mantıksızlık kıymet görüyor.” Deriz: “Hepsi nefsanidir.”
1000Kitap
İKİNCİ NOTTAN
Burada çok ince bir hakikat var: Vicdan, kararı bozmaz; sonucunu hissettirir. Bu, vicdanı bir “hakim” değil, bir hakikat göstergesi yapar. “Nefis, fiiline sebep bulur; mantık, sebebin değerini tartar, mantığa uyuyorsa vicdan onaylar, uymuyorsa onaylamaz.”İşte günah; hissiyat, mantık, akıl ve vicdan kapılarının ardına konmuştur, ortalıkta değildir. Sorumluluk, eylem veya eylemsizliğindir; fiile izin veren iç muhakemenin iradeyle tercihindedir. “Yapmak yahut yapması gerekeni yapmamayı tercih etmek!” Sakın yanlış anlaşılmaya; günah fiilin neticesidir, düşüncenin değil! Buda biline ki; eylemsizlikte bir fiildir.
1000Kitap
İKİNCİ NOTTAN
İnsana verilen cihazat , hikmetle kurulmuş bir mantık nizamı üzerine işler. Bazen insanda görünürde mantıksız fiiller zuhûr eder; hâlbuki onların dahi kendine mahsus bir iç düzeni, güya kendince bir gerekçesi vardır. Kimi zaman insan nefsinden gelen hissiyatla hareket eder; fakat bil ki, Mantığın nuru, o hissin içinde dahi fiilin iç düzenini görür; fakat onu hakikat hesabına tasdik etmez. İşte hak ile batılın tam da ayrımı burda idrakin tercihiyle yapılır. • Hissiyat → sevk eder → Enerji verir ama yön vermez • Mantık → tartar → İç düzeni ve gerekçeyi görür • Akıl → hükmeder → Son kararı verir • Vicdan → onaylar veya sızlar → Kararın hakikatle temasını bildirir Burada çok ince bir hakikat var: Vicdan, kararı bozmaz; sonucunu hissettirir. LÜGATÇE Cihazat: Organlar, duygular, hisler. Zuhûr: Ortaya çıkma, görünme, belirme.
Kitap Alıntısı
Notlar
İKİNCİ NOT: Hakikat-i Muhakeme başlığı altında yazılacak anlam yüklemeleri, doğruyu arama gayretidir; aklın yargılama, kalbin onaylama cehdiyle şekillenen bir tefekkür çabasıdır. “Neden, niçin ve nasıl” sorularına Kur-an, Sünnet, icma ve kıyas ışığında insan idrakinin imkânlarıyla cevap aramak, sonra bu cevapları kalbin mîzânına arz etmektir.
Kitap Alıntısı