Kitap dört kısa hikayeden oluşuyordu ve hikayeleri ilgi çekici bulmadım. Japon edebiyatına dair okuduğum ilk kitaptı. Ama;
az sayfaya sahip olduğu halde bir haftada ancak bitirebilmemin sebebi kitabı unutuyor oluşum. Kısa hikayelerden hoşlanmadığımı söyleyemem; bir çırpıda okunan derli toplu giriş-gelişme ve sonuç görmek hoşuma gider. Ama bu kitaptaki hikayeler sanıyorum ki kültür farkından dolayı olacak beni pek sarmadı. Okudum ama sırf başladığım ve yarım bırakmanın içimde bir şeyleri tetikleyeceğini bildiğim için. Okuduğum ilk hikayeden sonra diğer hikayeleri merak etmediğimden okumayı unuttum.
Yazar intihara meyilli bir karaktermiş ve zaten bu sebeple hayatını kaybetmiş. Kitapta bir yerde şu cümleyi kuruyor: “Bu kitaptakiler, Dazai adında bir yazarın ucuz hayal gücü ve aptalca deneyimleri eşliğinde ortaya çıkan,yetersiz ve vasat karakterlerdir.”
Evet Dazai, bence de öyle.
Nedense kitabın yarısından sonra yazarın benliğini biraz biraz hissettirdiğini farkettim. Hikayeleri sığınağa saklanan bir baba anlatmıyor muydu? Ben mi kaçırdım o aradaki okuyucuya sesleniş farkını?
Okumaya değer bir kitap olduğunu düşünmüyorum. Japon edebiyatıyla ilgili başka kitaplar da okumak isterim. Benim için talihsiz bir okuma deneyimiydi.