*
Yesevi, içinde büyüdüğü Türk halkını yakından tanımaktadır. Araplar, daha önceki yıllarda İslam'ı kabul ettirmek adı altında bu coğrafyaya zorla girmişler; yağmalar ve tahribatlar yapmışlardı. Türk boylarının bir kısmı bu katliamları unutup şöyle ya da böyle İslamı kabul etmişlerdi. Ancak büyük bir kısmı ise Arapların yaptığı zulümleri hâlâ aklından çıkaramamıştı ve İslam'ı kabul etmemişti. Nitekim Yesevî, Türkistan'ın hemen kuzeyinde bulunan Savran şehrini bu bakımdan parmağı ile göstermektedir:
Suyri (Savran) halkı bunları benimsemediği için eziyet çekti.
Halkın eğitimsiz kısmı mürşidin değerini ne zaman bilir?
(82. Hikmet)
Yesevî burada çok büyük bir arabuluculuk rolü üstlenmiştir. Kur'an ve hadislere dayalı İslam'ı Türkçeleştirmiş, onu iyilik ve güzelliklerle yoğurup Türk milletine sunmuştur.
*