Bu Japonyada gerçektende yaşanmış bir hikayedir. Bu hikayenin üstüne filmler yapılmış, hikaye üzerinden kurgu kitablar yazılmıştır. Hikaye ise şöyledir:
“Hachi” Japoncada “sekiz” anlamına gelmektedir ve Hachi doğan kardeşlerden sekizinci olduğu için bu ismi almıştır.
Hachikoyu 3 aylıkken bir profesör sahiplenmiştir. Hachiko, kısa sürede sahibi profesör Uenoya alışmış, onun en yakın arkadaşı olmuştu. Profesör işe trenle gidip geliyordu ve Hachiko ona istasyona kadar eşlik ediyordu. Tren istasyondan ayrılınca Hachiko eve gidiyor, trenin dönüş saati olan üçten önce Shibuya istasyonuna geri dönüp sahibini karşılıyordu.
Hachikonun profesöre duyduğu sadakat, tren istasyonundaki herkes tarafından kısa sürede fark edildi ve Hachiko, istasyonun sevilen üyelerinden biri haline geldi.
Bir gün, 1925 yılının mayıs ayında, Profesör Ueno ders verdiği üniversitede kalp krizi geçirerek hayatını kaybetti ve bir daha o trenden inemedi. Hachiko, profesörün öldüğü o gün ve o günden sonra yaklaşık 10 yıl boyunca her gün tren istasyonunda sahibinin gelmesini bekledi. Yaklaşık 10 yıl boyunca, kimse Hachikoyu sahibini beklediği yerden ayırmayı başaramadı. Hachiko, sahibinin bir gün o trenden tekrar ineceğine dair inancını asla yitirmedi ve sabırla bekledi…
Profesör Uenonun eski öğrencisinin Hachikonun hikayesini yazdığı bir makale yayımlanınca herkes Hachikodan haberdar oldu.
Hachiko, 8 mart 1935 tarihinde 11 yaşında hayata gözlerini yumdu. Hachikonun ölümü, Japonyayı büyük bir yasa boğdu.
Japon halkı Hachikonun hikayesinden o kadar etkilendiki ünlü bir Japon sanatçı 1934 yılının nisan ayında Hachikonun heykelini yaptı. Bu heykel, sadakatin ve insan-hayvan ilişkisinin sembolü olarak Shibuya istasyonuna, Hachikonun sahibini beklediği yere yerleştirildi.
İkinci Dünya Savaşı sırasında,