Shabnam

Shabnam

Shabnam

, bir kitap okudu
9/10
·344 syf.·
100 günde okudu
·
2026 4. kitabı
Mecit Ömür Öztürk
8.9/10 · 10,1bin okunma
Ölümün yüzü soğuktur, derler. Ancak insan 'ölümü' geride kalan cesede bakarak değerlendirmekte ve hata etmektedir; Cesedin cansız, ilgisiz, gülümseyemeyen, bir cümle bile kuramayan, el dahi sallayamayan haline bakarak, ölüm ne kadar soğuk, ne kadar incitici ve ne kadar ağır diye düşünmektedir. Halbuki ceset ayrı , ölen kişi ayrıdır. Ölümle kişi cesedinden ayrılmıştır ve başka bir mekanda çoktan yer tutmuştur. Vefat eden kişi, çürümekte olan o bcndende değildir artık. Ama insan ona bakarak, çürüyen oymuş gibi üzülür. Halbuki insanı ölüm konusunda kederlendiren şey, o cenazenin başına hiçbir şekilde gelmemiştir. Ölüm cesedin başına gelmiştir; vefat edenin değil.
Çöldeki bedeviler uzun süre susuz kalmış birine rast geldiklerinde, onlara kesinlikle su vermezlermiş. Önce onun vücuduna ıslak bezle masaj yapar, sonra dudağına ıslak bezi sıkarak yavaş yavaş su damlatırlarmış. Çünkü uzun müddet susuz kalındığında kana kana su içmenin, insanı ölümle burun buruna getirdiğini iyi bilirlermiş. İşte musibetler de, aniden değil safha safha, damla damla çözülürler. Onların birdenbire sona ermesinin yaşatacağı zararlar, bu durumun getireceği faydalardan çoğu zaman daha fazladır.
Esasında hayatın uzunluğu süresinde değil, hissedilişindedir. Uzun süre yaşamak, çok yaşamış olmak anlamına gelmez.
İzn-i ilahi olmadan bela da gelmez, nimet de erişmez. Kaderden mutlaka izin çıkması lazım... Bu izinler insanın daha çok manevi hal ve tavırlarına bağlanmıştır.
Sayfa 204·Kitabı okudu