Aşkın en yüce işlevi, sevilen insanı özgün ve yeri doldurulmaz biri yapmasıdır.
Aşkla mantığın farkı da şudur: Aşkın gözünde bir kurbağa pekâlâ prens olabilir. Oysa mantıkçının analizinde, âşığın önce o kurbağanın prens olduğunu kanıtlaması gerekir, ki bu girişim nice tutkunun parıltısını köreltmeye yeter.
Mantık aşkı sınırlar. Descartes' ın hiç evlenmemesinin nedeni buydu belki de. Descartes mantık çağının mimarıdır. 1628 yılında Paris'ten, âşıklar kentinden, sırf orada kafası dağılıyor diye kaçmıştır. Gidip Hollanda' ya yerleşmiştir...
Arzularımızla özdeşleşince, onları fazla ciddiye alınca, yalnız hayal kırıklığına karşı duyarlığımızı arttırmakla kalmıyoruz, ayrıca o arzuların serbestçe ve kolayca yerine gelmesini zorlaştıracak bir atmosfer yaratıyoruz.