Erden Kıral'dan ayrılsa da gönlünden onu söküp atmiş değildi. Zaten böyle bir şey, en son isteyeceği bir şeydi. O ruhunu koşullar elverdiği ölçüde tıka basa sevgiyle doldurmak isterdi.
Oysa Tezer Özlü,-kendi olmayı hiç reddetmeden-, kendi ruhundaki acılardan taşarak akraba acıların dünyasına ulaşmaktadır. Bu fark ise küçümsenecek bir nitelik değildir, kalıcıdır.
Sevgili üç yazarının I. Svevo, F. Kafka, C. Pavese'in yaşadıkları, acı çektikleri, öldükleri yerlere onu çeken de sanki yakın sonunu onlarda seyretmek, kendi acılarını onların acıların da soğutmak, onların acılarını kendininkilerle avutmaktı.