[..] bazen mutluluğun neden bu kadar geciktiğini, neden daha erken gelmediğini merak ederiz, fakat mutluluk, şimdi olduğu gibi, aniden, ümitler kesildiğinde ortaya çıktığında ne yapacağımızı bilemeyiz ve kahkahalarla gözyaşları arasında bir seçim yapmanın ötesinde, içimiz nasıl karşılayacağımızı bilemediğimiz gizemli bir kaygıyla dolar.
Görmek ya da duymak istediğinle, gerçekte olan arasındaki farktan vazgeçtiğinde, tiranlığa teslim olmuşsun demektir. Gerçeklikten vazgeçmek sana olağan ya da keyifli görünebilir ancak, seni bir birey olmaktan da çıkartır -bu yüzden, bireyselliğe dayanan bütün siyasi sistemler, önünde sonunda çökmeye mecbur kalır.