Onlarca yıldır, Türkiye eroin kaçakçılığının en önemli güzergâhıydı. Afganistan'da üretilen eroinin yüzde 60'tan fazlası İran, Türkiye ve Balkanlar üzerinden Avrupa'ya ulaşıyordu. Dünyadaki narkotik suçlarla mücadele birimleri tarafından bu yol Balkan Güzergâhı olarak adlandırılıyor. Ama bu trafiği büyük ölçüde Türkiye merkezli uyuşturucu kaçakçıları yönetiyor. Türkiye'de yılda ortalama 20 ton eroin yakalanıyor. Bu Avrupa'nın tümünde yakalanan eroinin üç katından fazla. Hatta bu güzergâh nedeniyle Türkiye'deki suç örgütleri, 1970'lerden beri Balkanlar'daki mafya gruplarıyla çalışıyor. Uyuşturucu kaçakçıları, Türkiye ve Balkanlar'daki suç örgütlerinin anapara kaynaklarından biri.
Suç örgütlerinin Türkiye'ye akınında ortada bir hukuk devletinin kalmaması büyük bir etken. Mafya liderleri, paralarıyla güçlü bağlantılar kurmaları halinde yasalardan, polis soruşturmalarından muaf olacaklarını biliyor. Bir aksilik yaşamaları halinde paralarının tüm kapıları açabileceğini defalarca test ettiler. Türkiye'de yeraltı örgütleri de siyaset ve bürokrasideki bağlantıları sayesinde onlara eşsiz koruma vaat ediyor. Kara para böylece devletin damarlarında geziyor.